İlk defa kahramanı kadın olan bir roman okudum ve bu benim için farklı bir duyguydu.Hayata, bir kadının gözüyle bakarak, kadınların yaşadığı hayat mücadelesini hissettim. Kitapta; aşkı, savaşı, nefreti, öfkeyi, sevgiyi derinlemesine hissediyorsunuz. Siz, neden diyorsunuz neden insanoğlu bu kadar zalimmiş diye soruyorsunuz kendinize. İnsanı insan olduğu için sevmeyi; din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmamayı öğretiyor bu kitap. Savaşların insanlar arasındaki yıkımı, bu yıkımların arasında ise Max ile Nadia' nın aşkını konu alıyor.
Yıl 2001.İstanbul Üniversitesinde halka ilişkiler bölümünde görevli Maya Duran, üniversiteye konferans vermeye gelen Maximilian Wagner adında Alman asıllı Amerikalıyı ağırlamak ile görevlendirilir. Bu Mayanın sıradan hayatı için bir dönüm noktası olacaktır. 59 yıl sonra tekrar İstanbul' a gelen Wagnerin Şileye gitmek istemesi üzerine Maya olaylara dahil olmaya başlıyor.
Gerçek konulardan yola çıkılarak yazılan bu kitabı kesinlikle okuyun kütüphanenizde bulundurun.