Kimi zaman insan dışarda esir, zindanda özgürdür. Asıl özgürlük, ruhun özgürlüğüdür. O da ancak Tanrı sevgisiyle gerçekleşir. Tanrıdan başka her şeyin gönülden çıkarılışı ile. Tanrı rızası için, insanlara ve tüm yaratıklara hizmet etmenin ağır sorumluluğunu omuzlamakla.
Tıp profesörü yıllarca öğrencilerine şu dersi verirdi:
Karşınıza gelen biri, şikayeti ne olursa olsun, siz ona hastalığını söyleyinceye kadar henüz hasta değildir. Sadece bir
"hasta adayı" dır. Bu sebeble dikkatli olun, "hasta adaylarını" gerçek hastalar yapmayın.
Günlerden pazar
Gönlüme tatil yok
Bugün ayrı bir güzel seviyorum seni
Ve çiçekler filizleniyor düşlerimde
Gözlerimde bakamadığım gözlerin geziniyor
Kardelenler açıyor zemheri köşelerimde
Ne fırtına kalıyor ne yağmur adını andığım yerlerde
Fakat bilmedigin her köşem muhtaç sana
Varlığına hayran görmediğin, duymadığın ürkek benliğim
Koşuyorum, fikrim kırıyor cesaretimi
Aklım, mantığım önüme set çekiyor
Koşarak geldiğim yolları adım adım dönüyorum
Her adım bir mahkeme vicdanımda
Adımlar bitmiyor sonunu göremiyorum
Sondan mı korkuyorum sensizlikten mi?
Sensizlik kızgın kum ayaklarımda
Varlığın serap mı yoksa bir vaha mı çöl ortasında?
Varlığın, yabancı çiçek açtığım mevsime
Bitti bu yolculuk, sevmek bana yetti sanıyorum
Yetmiyor...
Birisini şarkı söylerken duyduğunda dur ve dinle.
Birisi seni çağırıp bir şey istediğinde dur ve dinle.
Birisi sığınacak bir yer arıyorsa yardım et.
Birisi yalnız yürüyorsa onun ayaklarına bak, gözlerine bak ve ona eşlik et, azalt yalnızlığını.
Birisinin yalnızlığını azaltırsan kalbinde üç çiçek açar.