Maria Çeri

Maria Çeri
@maviacevi
Akşam yemeklerinde savaşın bize de sıçrayıp sıçramayacağını tartışıyorduk. Hepimiz iyimserdik ve “Hayatta olmaz!” diyorduk. Sadece savaş deneyimi olan büyükbabam üzgün bir tavırla başını sallıyor ve “Bekleyin! Bizim de başımıza gelecek,” diyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ders programındaki yazarlardan birine çalışsam, Vic­tor Hugo mesela ya da Peguy. Düşüncesi bile midemi bulandırıyor. Hiçbirinde benimle, yaşadığım şeyle ilgili tek kelime, şu anda hissettiğim şeyi tarif edecek, bu ber­bat anları atlatmama yardımcı olacak tek satır yok.
Geceye alışık değildim. Daha önce başka gezegenlerde de deneyimlemiştim tabii, ama buradaki geceler şimdiye kadar gördüklerimin en karanlığıydı. En uzunu değil, ama en koyusu, en yalnızı, trajedinin en çok yakıştığı.
Ve o an aşkın ne işe yaradığını anladım. Aşk hayatta kalmana yardım ediyordu. Anlam aramayı da unutturuyordu. Aramayı bırakıp haya­tı yaşıyordun. Aşk önemsediğin kişinin elini tutmak ve şimdiki zamanda yaşamaktı. Geçmiş ve gelecek yalnızca mitti.
Ardından kadının tarihteki yerini su yüzüne çıkarmaya çalışmıştı. Zor bir işti bu çünkü tarih her zaman savaşların galipleri tarafından yazılmıştı ve cinsiyet savaşlarının galipleri hep erkek­ler olmuştu. Dolayısıyla kadınlar, o da şanslılarsa, kendilerine yalnızca kenarlarda ve dipnotlarda yer bulmuştu.