Kiera küçüklüğünden beri hırsızlık yapması için eğitilmiş bir kız ve patronunun emriyle birlikte yoldan geçen bir ulağın mesaj kutusunu çalmasıyla beraber kitaba başlıyoruz. Ne yazık ki bu mesaj çipinde bütün ülkeyi karıştıracak bir haber var. Kraliçeler öldürülmüş ve katilin bulunabilmesi için ulağın bu mesajı saray yetkililerine götürmesi gerek. Kiera Çip'in içindeki mesajın bu kadar önemli olduğunu bilmediği için bakmadan patronuna satması için veriyor. Daha sonra bir şekilde eğer mesajın istenen yere ulaşmazsa ulağın öldürüleceğini öğreniyor ve bu seferde patronundan mesaj kutusunu çalmaya çalışıyor ve ne yazık ki iş üstünde yakalandıkları için ulakla beraber zar zor kendilerini camdan denize atarak oradan kaçıyorlar ve belli şartlarda anlaştıktan sonra birlikte saraya mesajı ulaştırmak için yola koyuluyorlar. Bizse bu sırada bir Kiera'nın bölümlerini okuyoruz birde tek tek bölge kraliçelerinin ağzından öldürülme sahneleriyle birlikte sarayda olan olayları okuyoruz...
Öncelikle kitabın türü fantastik olarak geçiyor ama asla fantastik bir kitap değil. Polisiye- cinayet türünde bir kitap. Okuyacaksınız bu konuda yanılgıya düşmeyin. Zaten bu kitap kurgusu gereği fantastiği kabul edebilecek türde bir ağırlıkta olamaz. Çünkü yeterince olay bütünlüğü zaten var ve cinayetlerin izini sürdüğümüz için çok rahat adapte olabiliyoruz okurken. Onun dışında polisiye olarak kurgulanmış bir dünyanın kraliçeler tarafından yönetilmesi polisiyeye yeni bir tat getirmiş resmen. Kitap nasıl bitti anlayamadım bile o derecede bir sürükleyiciliğe sahip. ilginizi çekiyorsa hemen alıp okuyun şiddetle öneriyorum..
Kitap yazmak için arkadaşının işlettiği Yarınlar kafesine giden İnci kafedeki kitaplığı temizlediği sırada arkadaşının bodrumdan getirdiği defteri de karıştırıyor. Bu defter 1972 yılından kalmış ve içinde o zamanlarda yaşayan bir yazar olan Behçet Aral'ın ölmesi nedeniyle tamamlayamadığı romanın sayfaları var. İnci defteri okuduğu zaman etkileniyor ve editörüne de uzun süredir yeni kitap yazmaya yönelik hazır bir sözü varken kimsenin haberi olmadan bu yarım hikayeyi tamamlayıp yayınlatmaya girişiyor... Ama hesapta olmayan bir şey var, ya kitabı yazmaya devam eden biri ortaya çıktığı için Behçet Aral zaman yolculuğu yapıp günümüze gelirse? Sizce de ilginç şeyler olmaz mıydı? Mesela deftere yazdığın kısımlar uygulamaya dökülmezse ana karakterimiz Behçet Aral'ın bedeninin silikleşip ortadan kaybolması gibi.... Şimdi yorumuma geçelim; Evet ilgi çekici bir konusu var fakat malesef kitap kötü bir şekilde işlenmiş. Konusu için okumak istediğiniz bir kitapsa istediğiniz hazzı alamayacaksınız bu kitaptan hiç kusura bakmayın. Birde bu kitap yazarın ilk yazdığı kitapsa ve sonradan basıldıysa tamam ama benim bildiğim kadarıyla bu kitap çemberin altında serisinden sonra yazılmış ve o seri çok iyi bir seriydi. Sonradan kendini geliştiren bir çok yazar gördüm ama ilk defa gerileyen ve yazım kalitesi düşen bir yazar görüyorum..