Ona göre, insana verilecek en büyük ceza sessizlikti. Babası bile hep derdi. “Yanıtsız sorular, çöl ortasında terini içmeye benzer. Dudakların tuzdan çatlar. Yine de gerçeği bulmak istersin.”
Hiçbir şey başarı kadar başarı sağlayamaz. Estraven'e güvenmiyorum, neyi neden yaptığı asla belli değil, ondan hoşlanmıyorum, yine de güneşin sıcaklığını hissedip karşılık verdiğim gibi, onun otoritesini de hissediyor ve karşılık veriyorum.
Bir roman, herhangi bir roman okurken, içindeki her şeyin uydurma olduğunu gayet iyi bilmeli, ama okuma sırasında her kelimesine inanmalıyız. Nihayet kitabı bitirdiğimizde -iyi bir romansa eğer- onu okumadan önceki halimizden birazcık farklı olduğumuzu, sanki yeni bir yüz görmüş, sanki daha önce hiç geçmediğimiz bir sokaktan geçmiş gibi biraz değiştiğimizi görebiliriz. Ama tam olarak ne öğrendiğimizi, nasıl değiştiğimizi söylemek, bu çok zordur işte.