Büşra Şen

Büşra Şen
@mavilinka
Puan vermedi·424 syf.··
2018 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2018 19:34
İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuk... Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kâinatın, beş duyumla kavradığım şeylerden ibaret olduğuna kaniyim. Öyleyse ben neredeyim? Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir? Şirin, Mona ve Peri… Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş? Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı bir aşk... yarım kalan... seneler sonra yeniden canlanan... Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Havva’nın Üç Kızı Türkiye ile Avrupa, dün ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikâye anlatıyor.
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619bin okunma
Reklam
8/10
·126 syf.··
2020 6. kitabı
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Steinbeck romanlarında yalın ve keskin bir gerçeklik sunarken yine de her seferinde çarpıcı bir öykü ile çıkar okurunun karşısına. Tarihin bir kesitindeki dramı insani ayrıntıları kaçırmadan sergilerken, “tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun” türküsünü dillendirir. Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir. Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü anlatır. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutar. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu eder bu destansı romanında. Kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi; “En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider…" . #kitaptanalıntılar . “İnsan olmak kolay değildir, hele ki ‘insanca’ yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa!” . " Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldın mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır. " . "Birlikte dolaşan insanlara çok rastlanmaz. Nedendir bilmem. Şu kör olası dünyada insanlar birbirinden korkuyorlar belki de ondan." . "Bu dünyada emin olduğum bir şey varsa,oda Kimsenin başkasının yaşamına karışmaya Hakkı olmadığıdır.."
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,6bin okunma
9/10
·240 syf.··
2021 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2021 23:16
Bu kitap, bir psikologun gözünden iş hayatına bakıştır. Psikologlar uzmanlık alanlarına göre çevrelerini ve insanları, bu formasyona sahip olmayanlardan farklı görür. Bazen çocuğumuzun odasını bizim istediğimiz gibi toplamamasına veya bize rapor veren satış temsilcisinin tüm raporlarının yazım hatası olmasına içerler, söylediklerimizi anlamadıklarını yada bizi önemsemediklerini düşünürüz. Bazen, geleceğinden çok ümitli olduğumuz, son derece çalışkan ve becerikli astımızın, yıllık hesapların kapatılma döneminde başkasına ait satışları kalem oyunlarıyla kendi hesabına aktararak, dönem hedeflerini tutturmuş olmalarına şaşar kalırız ve ağzımızdan, “Neden? Ama nasıl olur!” sözleri dökülür. Oysa temel eğitimi sağlam bir psikolog, bu olaylara baktığı zaman farklı şeyler görür. Çünkü bilir ki, meydana gelen bir olay, daha önceden yapılmış ve yapılmamış olanların bir sonucudur ve sonuçları anlamak için sebeplere bakılması gerekir. Ekip içindeki her türlü anlaşmazlıkta sorunları çözmek için “haklı olmak değil, haklı kalmak gerektiğini bilir ve ilişkilerini buna göre yönetir. Kendine en doğru çözümü değil, herkes için en az rahatsızlık verecek olanı araştırır. Bir psikolog çocuğunun ya da iş arkadaşının belli bir konudaki özensizliğinin laftan anlamamak veya kendisini önemsememekle ilgili olmayıp kişiliğinden kaynaklandığını bilir. Kişilik konusundaki bilimsel bilgileri, onun, neleri değiştirip neleri değiştirmeyeceğini anlamasına imkan verir. Çocuğuna başkalarını örnek göstererek, “İstersen başarırsın, zekisin ama tembelsin…” diyenlere ya da “kendi istediği gibi olmasını” beklediği eşiyle sürekli çatışan ve ilişkideki sevgiyi tüketenlere üzülür. Çünkü insanların, çok isteseler de yapamayacakları şeyler olduğunun farkındadır. İnsanların belli bir programla dünyaya geldiklerini
Türk Kültüründe YönetmekAcar Baltaş · Remzi Kitabevi · 2010203 okunma
9/10
·304 syf.··
2021 5. kitabı
Sağlığın Gaspı’nda tıp kurumunun denetlenemeyen bir otorite olarak, neyin hastalık olduğunu, kimin hasta olduğunu ve hastalara ne yapmak gerektiğini belirlediğinde sağlığımız için büyük bir tehdit oluşturduğunu; bedenlerimiz üzerindeki hakkımıza tecavüz ettiğini; ilaç tüketimini teşvik ederek toplumun hastalıklı yapısını güçlendirdiğini; sağlığa bir “mühendislik modeli” olarak yaklaştığı için insanların kendi insani zaafları, incinebilirlikleri ve biriciklikleriyle, kişisel ve özerk bir biçimde baş etme potansiyellerini yok ettiğini anlatıyor. Illich’e göre, sanayi toplumları hastalık yapıcıdır; çünkü insanları ortamlarıyla, kendi özerk gerçekleriyle başa çıkamaz hale getirir; önce hasta ederek çürüttüğü hayatlara, sonra protez çözümler önerir. Beyaz üniformalı doktorlar ise hastaların anlamadığı bir dil konuşarak onları savunmasız bırakır; hastaların kendilerine olan bağımlılıklarını artırır; verdikleri ilaçlarla onları hissizleştirir, acı çekme haklarını ellerinden alarak aynı zamanda hayatın neşe ve zevkini yaşama yeteneğini azaltır. Böylece, hayata ve kendilerine karşı “edilgen” kalan insanlar, doyumu daha güçlü uyarıcılarda aramaya başlar: Öteki insanlar üzerinde iktidar arama isteğinin yaygınlaşması, çalışanların sürekli artan stresi, medyada suç ve şiddetin bir cazibe aracı olarak teşhiri... gibi örnekler hep bu edilgenleştirmenin sonuçlarıdır. Sağlığın Gaspı okura, tıbbın üzerinde çok durulan yararlarının yanı sıra, kötü yanlarını da tartışmakta kullanacağı kavramsal bir çerçeve sunuyor. Sanayi toplumlarının sert bir eleştirisinin gerekliliğini gösterirken, bir iktidar/otorite olarak hayatımızı işgal eden tıp kurumuna eleştirel bir gözle bakmamızı sağlıyor.
Sağlık
Sağlığın GaspıIvan Illich · Ayrıntı Yayınları · 2017243 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2020 81. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2020 21:05
İlk kez yayımlandığı 1983'ten günümüze defalarca baskı yapmış ve okurla kurduğu yapıcı ilişkiyi kanıtlamış olan bu kitabında Engin Geçtan insan olmanın ikilemini şöyle anlatır: "Çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederes sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar." Engin Geçtan kalemine sağlık...
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Reklam