Hani o fotoğraflardan, siyah beyaz fotoğraflardan gülümseyen insanlar, onların da dünyası renkli değil miydi? Tıpkı şimdiki gibi, taştan kaldırımları, galata köprüleri vardı, mesela kuşları vardı, günü gelince göç ederlerdi, kalpten kalbe dolaşan hikayeleri, sevgiliye yazdıkları şiirleri, söylemeye doyamadıkları şarkıları olurdu.Küçük telaşlar, bazense heyecanlar kaplardı yüreklerini. Evet, zamanları başkaydı sadece, hisler aynıydı. Ve bir gün, sade bir çerçevenin içinden gülümsüyor olduğumuzda zamanımız farklı olacak sadece.