Ben hiç arkamı dönüp gidemedim baba, bir daha açılır umuduyla boş yere bekledim o kapıların önünde. Oysa kimse bedenime oturmayan ceketi yüzüme atmak için bile kapıyı açmadı
Ben hasta bir adamım. Hayır, bedenim değil, ruhum hasta, beynim hasta. Bütün değerlerimi kaybettim sanki. Hiçbir şeyi umursamıyorum. Birkaç ay önce gelseydin her şey çok farklı olurdu. Ama artık çok geç.
Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.