Çünkü beyazların dünyasında insanların ağırlığı yalnızca parasıyla, o parayı her gün ne kadar arttırabildiğiyle ve hiçbir depremin zarar veremeyeceği kalın demir kutunun içinde ne kadar biriktirebildiğiyle ölçülür. Yiğitliği, soyluluğu ya da zekâsının parlaklığıyla değil.
İnsanların yalnızca sözde acıyıcı ve sevgi dolu olduklarını görüyordum; gerçekteyse -belki kendileri bile bunun farkında değillerdi, ama- hayatın genel akışına teslim olmuşlardı.