Kutupsallık, insanların kendilerini er veya geç mutsuz hissettikleri ilişkilere de damgasını vurur. Çok defa ötekiyle ilgilidir bu, o artık bir zamanlar olduğu gibi doğru kişi değildir, o zaman da çekip gitme veya değiştirme seçeneği bulunur. Lakin onca değişiklikten sonra mutsuzluktan yine de kaçılamıyorsa, çünkü en azından ara ara hayatın bir parçasıysa, o vakit ne yapacaksınız? Daimi bir gönül hoşluğunu gerçekleştirme isteğiyle başlatılan ilişkiler çabuk biterler. Oysa bir ilişkide anlam görebiliyorsanız, çünkü onu kader ortaklığı cemaati olarak düşünüyorsanız örneğin, o ilişki mutsuz zamanları da daha iyi atlatabilir.
Kemale ermenin saadeti dediğim bu mutluluk, insanın bir an durup şunu düşünebilmesine bağlıdır: Hayat nedir aslında? Esas olarak kutupsallıklarla geçmez mi hayat, yapabilmek ve yapamamak gibi, başarı ve başarısızlık gibi, sevinç ve hiddet gibi, cesaret ve korku gibi, haz ve acı gibi, sağlık ve hastalık gibi, hoşnutluk ve hoşnutsuzluk gibi, neşe ve keder gibi, karşıtlık ve çelişkiler arasında?