Benim yine hiç işitemediğim bir sese kulak kabartmış,
dikkatle dinliyor gibi geldi bana. Bazen kulak kabartırken
nefesini tutuyor, gözlerini iyice açıyordu.
Sanki omuzlarına bir yük çökmüştü ve kalkıp bütün
içini dökecekti. Ama bana değil -çünkü beni farketmemişti-
benim bilemediğim, göremediğim muazzam
bir şey karşısında dökecekti içini. Danyar'a baktım
ve onu tanıyamadım: Oturmuş değil, yıkılmıştı.
Bitkindi. İşten çok yorulmuş da dinleniyor gibiydi.
Heyhat deniz beni kayalara çaldı
Kıyıdan kıyıya sürdü beni ve tasa bırakmadı
Nefesime ardımdaki ölümden başka
Ne olduğumu unuttum bilmiyorum artık
Ama neysem yokluk bana anlamayı öğretiyor
Ayazın alt ettiği bir adamım damarlarım buz kesti
Canım kalmadı içimde dilime sizden
Yardım isteyecek gücü veren candan başka
Bana da hayır derseniz öldüğüm zaman
Çünkü bende insanım bari bir mezar kazın