Duygular güçlüdür. İnsanı harekete geçirir, bağ kurdurur, empatiyi mümkün kılar. Ama yön verilmediğinde pusula olmaktan çıkar, savrulmaya dönüşür.
Sadece hisle hareket eden bir zihin, o an ne yoğun geliyorsa onun peşine takılır. O yüzden aynı kişi bir gün çok yakın, ertesi gün çok uzak olabilir.
Duygulara yer vermek olgunluktur. Ama onları tek rehber yapmak kırılganlıktır. Çünkü yoğun duygular kolayca yönlendirilebilir. Suçluluk, korku, öfke… Hepsi dışarıdan tetiklenebilir.