Murat BOLAT

Murat BOLAT
@mbolat07
Memento Vivere Serendipity instagram.com/m_bolat0
Yüksek Lisans
Mersin
Mersin, 5 Temmuz
135 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
"Önemli olan iç güzelliktir" yalanını, tembeller ve kendine bakmaktan aciz olanlar uydurmuştur; çünkü insan beyni, milyonlarca yıldır gördüğüne inanmaya programlıdır. Sen paspal, bakımsız, kirli ve uyumsuz giyinerek bir odaya girdiğinde, ağzınla ne söylersen söyle, görüntün "ben kendime saygı duymuyorum, bana da saygı duymayın" diye bağırır. Estetik, yüzeysel bir makyaj değil, bir güç gösterisidir; kendine bakan, giyimine özen gösteren, temiz kokan bir adam, "ben hayatımın kontrolünü elimde tutuyorum" mesajı verir. Güzellik ve estetik, doğanın hiyerarşisidir; çiçekler bile böcekleri çekmek için en güzel renklerini açar. Sen doğaya karşı gelemezsin. Kıyafetin zırhındır, saçın tacındır, duruşun kılıcındır. Çirkin olmak (fiziksel özelliklerden bahsetmiyorum, bakımsızlıktan bahsediyorum) kendine ve seni izleyen gözlere karşı işlenmiş bir suçtur. Dünyayı değiştirmek istiyorsan, önce aynadaki görüntüyü düzelteceksin. Jilet gibi giyinmek, dik durmak ve göze hitap etmek, savaşmadan kazanılan ilk zaferdir. İnsanlar kitaba kapağına göre değer biçer, içini sonra okurlar; kapağın kötüyse kimse o kapağı açıp da içindeki cevheri merak etmez.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şu an hayat sana serbest bırakma yasasını öğretiyor. Gerçekten hiçbir şey senin değil. İnsanlar gelir ve gider. Anlar geçer. Aşk biter... Hepsi geçici. Tutunmaya çalışmadan keyif almayı öğrenmelisin. Değişimi kabul et. Zamanı geldiğinde bırak gitsin. Huzurunu koru ve çoktan solmaya başlamış olan şeylerden ne zaman uzaklaşman gerektiğini bil.
Duygu ve Düşünce
Sana sürekli "iyi düşün iyi olsun", "pozitif kal", "evrene mesaj gönder" diyorlar. Bu, yüzyılın en büyük yalanıdır. Hayat sadece güneşli günler ve gökkuşaklarından ibaret değildir. Acı, hüzün, keder... Bunlar defo değil, insan olmanın ham maddesidir. Sürekli mutlu olmaya çalışmak, bir tür akıl hastalığıdır. Karanlığını inkar edersen, o karanlık seni yönetmeye başlar. Nietzsche'nin dediği gibi, kaos olmadan dans eden bir yıldız doğuramazsın. Düşmekten korkma, üzülmekten kaçma. Karakter dediğin şey, ne kadar güldüğünle değil, ne kadar acıya göğüs gerebildiğinle ölçülür. Modern dünya sana acıyı uyuşturmayı öğretiyor; haplarla, alkolle, alışverişle... Oysa büyüme sadece konfor alanı bittiğinde başlar. Izdırabını sev, çünkü o senin öğretmenindir.
İstersem düzeltirim. Elimden de gelir. Ama bir kez daha benim gayretimle düzelmiş bir şey görmeye tahammülüm kalmadı. Sadece benim çabamla olacak olan her ne varsa, olmasın artık.
Hayata Dair
Herkesin hayatında öyle bir an vardır ki, orada kırılırsın; eski hâline dönemezsin. Bir daha aynı şekilde gülmez, aynı saflıkla inanmaz, aynı cesaretle sevmezsin. Acının dokunduğu yer, seni başka biri yapar. Ama işte tam orada, o acımasız köşede, yeniden başlarsın. Kendi küllerinden doğmayı öğrenirsin. Çünkü bazen eskisi gibi olmamak, daha güçlü bir “sen” olmanın başlangıcıdır.