"Önemli olan iç güzelliktir" yalanını, tembeller ve kendine bakmaktan aciz olanlar uydurmuştur; çünkü insan beyni, milyonlarca yıldır gördüğüne inanmaya programlıdır. Sen paspal, bakımsız, kirli ve uyumsuz giyinerek bir odaya girdiğinde, ağzınla ne söylersen söyle, görüntün "ben kendime saygı duymuyorum, bana da saygı duymayın" diye bağırır. Estetik, yüzeysel bir makyaj değil, bir güç gösterisidir; kendine bakan, giyimine özen gösteren, temiz kokan bir adam, "ben hayatımın kontrolünü elimde tutuyorum" mesajı verir. Güzellik ve estetik, doğanın hiyerarşisidir; çiçekler bile böcekleri çekmek için en güzel renklerini açar. Sen doğaya karşı gelemezsin. Kıyafetin zırhındır, saçın tacındır, duruşun kılıcındır. Çirkin olmak (fiziksel özelliklerden bahsetmiyorum, bakımsızlıktan bahsediyorum) kendine ve seni izleyen gözlere karşı işlenmiş bir suçtur. Dünyayı değiştirmek istiyorsan, önce aynadaki görüntüyü düzelteceksin. Jilet gibi giyinmek, dik durmak ve göze hitap etmek, savaşmadan kazanılan ilk zaferdir. İnsanlar kitaba kapağına göre değer biçer, içini sonra okurlar; kapağın kötüyse kimse o kapağı açıp da içindeki cevheri merak etmez.