Mehmet balkaya

Mehmet balkaya
Mbzbn
öğretmen
Lisans
Bursa
https://youtu.be/KHZ9WFGf-3w?si=D7qugcmeozdJl5-b
63 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Gönlümüze göre tek "izm" bulmuşuz milletlerarası "izm" pazarında. Âşıklarıdan hiçbir fedakarlık istemeyen bir sevgili bu. Bizden başka talibi de yok, Tohum topraklarımızda işitilmemiş bir cömertlik boy atmış. Dallarla gövdelerin birbirine karıştığı hindistan inciri mübarek! Evet bu "izm" uğruna bütün "izm"lere düşman kesilmişiz, bütün "izm"lere yani tefekküre. Bu dildadeyi gerçek ve hayali her tehlikeden korumak için hapishaneler yükseltmiş matbaalar kurmuş, üniversiteler inşa etmişiz. Kanun hiçbir itizale göz açtırmamış. Yasaların gediklerinden ülkeye dalan her düşünce süngü ile tepelenmiş. Kamuoyu o mâbudenin Şüpheli rakiplerini haklamak için el ele vermiş iktidarla. Ülkede ilk ve son defa olarak bir konsensüs gercekleşmiş. Maziyi yok etmek, istikbali boğmak, vatandaşı sefil bir sürü haline getirmek için yıllarca karşısında secde edilen bu kahhar "izm", dilimizde karşılığı bulunmayan yedi ceddi yabancı bir mefhum. Batı`da can vereli asırlar olmuş. 1789'a kadar çeşitli kisvelerle, çeşitli adlarla Avrupa tarihini kana, çamura, pisliğe boyayan bu habis ruh, uzun zaman uğrayamamış ülkemize. Haçlı zihniyeti diye lanetlenmiş. Engizisyon kılığına girmiş, tüyler ürpertmiş Bazen pierre l'Hermite, bazen Ignace de Loyola. Rusya'da çar olarak tecelli etmiş. Düşünce hürriyetini işkence masalarında boğan bu mecnun, bu kanlı alüfte nihayet ülkemizi şereflendirmiş. "İnsaf din`in yarısıdır"diyen, her tefekküre açık bir medeniyetin yozlaşmış çocukları bu kart fahişeyi baş tacı etmişler Evet. genç ihtiyar milyonlarca insanın tek sevgilisi: Obskürantizm.' Bazen maddecilik adını almış ülkemizde, bazen pozitivizm. Kâh batıcılık olmuş kâh Batı düşmanlığı. Sosyalizm onun bayrağını tașımak zorunda kalmış. Bir kelimeyle, bütün "izm"ler onun himayesinde sahneye çıkmış. Elli yıl düşünceyi
Sayfa 289 - İletişim yayınları 9.baskı
Reklam
İdeolojiler şuurumuza giydirilen deli gömleklerdir.
Sayfa 291 - İletişim yayınları 9.baskı
Yeniçeri kışlasını topa tutan II. Mahmut, ulemayı tarihî: müttefikinden mahrum bırakarak, düşünceyi felce uğratır Ülke mukadderatına intelijansiya hükmedecektir artık: Avrupa'nın zade-i melaneti olan ufuksuz ve köksüz intelijansiya. İslamî tefekkür ciyadet ve hayatiyetini kaybeder, Batı'nın ve Batıcıların taarruzu karşısında kalıplaşır, katılaşır, yığınların vicdanında bir hatıra ve bir ümittir artık. Vaka-yi Hayriye'den bu yana ülkemizde tek büyük İslam mütefekkiri yetişmemiştir. Bu acı hükmü tekrarlarken ne Cevdet Paşa'yı unutuyoruz ne Tunuslu Hayrettin'i. Ama birkaç şimşek pırıltısı cehaletin kesif bulutlarını dağıtamaz, zamanla küfür daha da koyulaşır mabetin bekçileri susarlar. Küfrün amansız hücumları karşısında islam'ın ezeli hakikatlerini haykıracak korkak ve kararsız, fildişi kulelerine çekilirler. " Asrın idrakine söyletmeliyiz kur'an-ı" diyen Akif zehirli oklarını milletlerarası küfrün boy hedefi II. Abdülhamit'e fırlattıktan sonra Hıdiv'in davetine koşar.
Sayfa 199 - İletişim yayınları 9.baskı
Kuran başka bir dile çevrilemez. Düşüncedir. ışıktır, musikidir. Kur'an`ı çevirmeye kalkmak, insan idraki ile beraber gelişen ve gelişecek ezelî hakikatleri dondurmak, her çağa ve bütün insanlığa hitap eden Kelamullah'ı, bir çağın ve bir insanın kısır ve zavallı idraki ile sınırlamaktır.
Sayfa 193 - İletişim yayınları 9.baskı
KAYPAK BİR MEFHUM: ORTADOĞU Bütün rüyaların kanatlandığı. bütün rüyaların ve kabusların... Müphemin ve meçhulün vatanı... Kin, öfke, hayal kırıklığı ve sonsuz ümitler: Doğu, duyguların aksettiği perde. Kah yakın kâh uzak... Bazen Afrika, bazen Okyanusya, bazen İspanya, bazen Rusya... Arzı iki bloğa bölen ilk topluluk Roma. Kendi dünyasını hudutları belirsiz bir Asya'dan ayırmak istemiş. Sonra, gururun, bağnazlığın veya bilgisizliğin kıtalar arasına diktiği " bu hayalet duvar Batı'nın çıkarlarına göre yer değiştirmiş boyuna, haritanın bir sağına, bir soluna, bir yukarısına, bir aşağısına itilmiş. Yuvarlak bir dünyada ne mânâsı var böyle bir duvarın? Avrupa, kainatın merkezi saymış kendini ve abeslerini Asya ile Afrika'ya kabul ettirmiş. Parsellere ayrlmış meçhul: Yakındoğu. Ortadoğu, Uzakdoğu.... Bu nevzuhur kelimeler, dilimizi geç fethetmiș, Cevdet Paşa, Doğu-Batı kutuplaşmasından habersiz. Ziya Paşa için ikiye ayrılmış dünya: Küfür diyarı ile mülk-ü islâm.
Sayfa 69 - İletişim yayınları 9.baskı
Reklam