İnceden inceden
Sızlatır ya içini
Bir ezginin nakaratı
Açılır ve seyredersin benliğini
Uzaklar uzak
Yakınlar yakın
Akın var akın
Gönlümden ruhuma dolan
Bir sefer var
Onu durdurmak ne mümkün!
İşte böyledir bu nakarat
Yüreğini sızlatan
Ve dahi gamzeleri kaybettiren
İnce bir sızı.
Güldür o,
Bülbülleri âşık eden
Dikeni ile yakan
Kokusuyla ruhumuzu esir alan
Nicedir dolanmazdım ben
Seyrederek ömrümü
Buhranlara kapılan şu gönlüm
Tefekküre râm olsun gönlüm.
Bir vakitler âşık oldum ben de
Deliler diyarında
Karınca suya durdu
Baktı gözlerime
“İbret almaz mısın?” dedi.
Süleyman'ı gördüm gözlerinde
Uçtu yüreğim
Hasret diyarlarının ötesine
Bir misal oldu bana
Gönlüm kararınca karınca.