Rougon-Macquart serisi Fransız yazar Emile Zola'nın 23 yılda yazdığı, içinde 'Meyhane', 'Nana', Germinal' gibi çok bilinen romanların da yer aldığı 20 kitaptan oluşan bir seridir. İlk kitap 1871 de, son kitap ise 1893 yılında yayınlanmıştır. Sayfa sayısı ise yayınlayan kitabevine göre değişmekle beraber ortalama 9 bin civarındadır. Zola bu seride bizi ikinci imparatorluk dönemi Fransa'sına götürmekte ve bir ailenin 5 kuşaklık hikayesini anlatmaktadır. Anneleri bir, babaları farklı olan Rougon- Macquart ailesi.
Anne Adelaide'in resmi olarak evlendiği Rougon soyadını taşıyan kocasından Pierre Rougon adında bir oğlu olmuştur. Kocasının ölümünden sonra beraber yaşadığı Macquart soyadlı kişiden ise (gayri meşru kabul edilen ilişki ) bir oğlu ve bir kızı olmuştur. Dolayısıyla serideki bütün karakterler Adelaide'in çocukları ve torunlarıdır.
Zola, seriyi o kadar ilginç yazmıştır ki, her kitap bir bütünün parçası olduğu gibi aynı zamanda da seriden bağımsız farklı bir kitapmış gibi de okunabilmektedir. Bu yüzden seri genelde tek kitaplar halinde bilinir. Kitapların her birinin bir serinin parçası olduğu çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Örn. Nana, Germinal
Serinin bugüne kadar 19 kitabı Türkçeye çevrilmiştir. 6 no'lu kitap ise henüz Türkçeye çevrilmemiştir. Son yıllarda serinin kitaplarını yayınlamaya başlamalarını takdir ettiğim 'Payel' ve 'Yordam kitap' yayınevlerinin gayretleri sonucunda bugün serinin sadece birkaç kitabı hariç tamamını piyasada bulmak mümkündür. Oysa ben serinin altı kitabını büyük zorluklarla sahaflardan temin ederek okumuştum.
Zola, kitaplarda 1848-1873 yılları arasındaki Fransa'yı anlatmaktadır. O döneme ait siyasi ve sosyal olaylar, toplum yaşamı, insan ilişkileri, teknolojik gelişmeler, ekonomi... başta olmak üzere yaşamın her
İki yalnız insan.
Aslında yalnız olmamasına rağmen hayatın ona verdiği yalnızlığın içinde bocalayan, yetmişli yaşlarını yaşayan Selime teyze.
Diğeriyse kimsesizliğin verdiği yalnızlığı, çocukluğundan beri tüm benliğinde hissederek ayakta kalmaya çalışan genç bir kadın, Meltem.
Ve birbirlerini hiç tanımayan bu iki insan bir yerde tesadüfen karşılaşırlar.
Yazar Şermin Yaşar, bu kitabında yalnızlık temasını işliyor. Yalnızlık deyip geçmemek gerekir. Onun da çeşitleri var. İşte yazar bu çeşitleri ele alarak, örnekler verip, bugünkü yaşantımıza dair bir çok etkileyici mesajlar veriyor.
Beğenerek okudum, okunmasını da tavsiye ederim.