Muhammed

Muhammed
@mdemiir_12
Adnan Menderes Üniversitesi
Aydın
20 Şubat
63 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
8/10
·192 syf.··
2024 22. kitabı
Hepimiz az buçuk biliriz, tanırız Pinokyo'yu. Çocuk edebiyatının en ölümsüz karakterlerindendir. Defalarca beyaz perdeye ve televizyona uyarlanmıştır, sayısız çizgi dizi versiyonu vardır. Benim
PinokyoCarlo Collodi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202110,4bin okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
"Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır. Güçlü insanlar iyi zamanlar getirir. İyi zamanlar ise zayıf insanlar yaratır." Kitabın özeti budur bence. Bizler hep uygarlık ilerledikçe bu uygarlığı oluşturan insanların da ilerleyeceğini düşünürüz ama hayat böylesine paralel bir çizgide ilerlemez. Zorluk yoksa güç de olmaz, her şeyin kontrol altında olduğu bir ortamda gelişime ihtiyaç duyulmaz. Köreldikçe körelirsin ta ki savunmasız bir yem hayvanına dönüşene kadar. Nitekim kitabımızdaki Eloi'ların başına gelen de bundan çok farklı bir şey değil. İnsanı anlayabilmek, insan evrimini, sosyolojisini kavrayabilmek için müthiş bir eser. Kitabın 1895 yılında yazıldığını da göz önünde bulundurunca etkilenmemek imkansız hale geliyor. Vizyon kere vizyon, distopya gibi distopya.
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
Holiday adında bir katilin cinayetleri için özel günleri seçmesi, her cinayetten sonra ortada yeni yeni bilmeceler oluşturması, Batman ile de bu bilmeceleri adım adım çözmek güzel bir deneyimdi. Aynı zamanda Gotham'daki düzeni anlayabilmek, bu şehirdeki güç odaklarını, gücü elinde bulunduran aileleri ve birbirleri arasındaki rekabeti anlayabilmek için de güzel bir çizgi romandı. Kendine has eski bir çizim tarzına sahip ama asla rahatsız etmiyor, aksine yakışmış diyebilirim. Zaten kült bir çizgi roman ve popülaritesini de sonuna kadar hak ediyor.
Batman - Bitmeyen Cadılar BayramıJeph Loeb · JBC Yayıncılık · 2017175 okunma
9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
"Kendi canavarını yaratmak" kavramının çok somut bir örneği. Sokaklarda pek iyi şartlarda olmasa bile bir şekilde kendi doğasına uygun olarak yaşamaktadır Şarik. Ta ki bir gün bir kaç dilim sucuk parçasıyla kandırılıp Filip Filipoviç'in dairesinin yolunu tutana kadar. Evet sokakta da başına türlü türlü kötü şeyler gelmektedir; çoğu zaman aç kalmaktadır, itilip kakılır, insafsız tekmelere maruz kalır, kızgın yağda haşlanır ama yine de köpektir. Köpek kalbine sahiptir ve kendi doğasına göre hareket eder. Filip Filipoviç ise ona "insan kalbi" bahşetmiştir, yapabileceği en büyük kötülüğü yaparak. Ameliyat yaraları bile iyileşir, kızgın yağda kabaran derisi bile zamanla toparlar ama iki varlık, iki zihin arasında sıkışan Şarik asla toparlayamaz. Asla önceden sahip olduğu o küçük mutluluklara sahip olamaz, bocalar durur bu yeni insan bedeninde. Kendi seçimi değildir insan olmak. Kimse ona fikrini sormamıştır, ki soramaz da zaten köpektir ama gelin görün ki hep o suçlanır. Sanki her şeyi başlatan oymuş gibi, sanki bütün bunları kendisi istemiş gibi. İnsan'ın bencilliği, sürekli doğaya karşı savaş halinde olması ve her seferinde de bu savaştan mağlup ayrılması... Doğa bunu bize her seferinde hatırlatıyor. Hatırlatıyor hatırlatmasına da biz anlamak istiyor muyuz orası meçhul. Benim en çok dikkatimi çeken bu insan ve doğa çatışması oldu fakat tabi ki kitapta işlenen tek konu bu değil. Sovyet düzenine eleştiri, sınıflar arası ayrımcılık, etik değerler ve mülkiyet kavramı gibi konular da kitap boyunca Bulgakov'un usta kaleminden nasibini almış.
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,6bin okunma
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2024 22:03
İtiraf etmeliyim ki kitaba başlamadan önce bu kadar eğleneceğimi tahmin etmiyordum. Özellikle de Mösyö'yü Mamamuşi ilan ettikleri ritüel sahnesi oldukça komikti. Mösyö Jourdain adı verilen bu karakter, hikayenin ana karakteri konumunda ve soyluluk konusuna kafayı takmış bir adam. Kendisi bir burjuva, dolayısıyla tam bir soylu değil ve bütün işi gücü çevresine bir asilzade izlenimi yaratmak. Öyle ki sürekli onlar gibi giyinmeye, onlar gibi konuşmaya, onlar gibi davranmaya çalışıyor. Kendisine bir sürü hoca tutup sözde asilzadeliğinin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyor. Son derece gösteriş meraklısı ve oldukça da küstah birisi, zaman zaman ona yol göstermek, doğru öğütlerde bulunmak isteyenler olsa da o bunları dinlemeyi kati surette reddediyor. Kibri ve soyluluğa olan düşkünlüğü de onu bir çok seferinde gülünç duruma düşürüyor ve kandırılmaya müsait hale getiriyor. Okuması çok zevkli ve tiyatro metni olduğu için de hızlıca okunabilen bir kitaptı. Bir de tiyatro uyarlamasını izlemek lazım.
Kibarlık BudalasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,9bin okunma