“ Bu böyledir. Yaz tatillerinde tuğla ocaklarında çalışan cılız çocuklar, dul karı yetimleri, bir kötü tavşanı bile vuramayan askerliğini yapmış banka memurları, adı Süleyman’a çıkmışlar, hep felsefeden kalırlar.
Hayatları kayar.
Hayatın bir tarafa doğru kayması hep bir sır olarak kalacaktır.”
20. yüzyılın NefÎ’si dedirtecek bir üslupla Atsız’ın yaşadığı dönemin panoramasını ele aldığı alegorik ve öğretici bir eser “Dalkavuklar Gecesi- Z Vitamini”.
...
Genelde edebiyatımızda roman kahramanlarının isimleri kendi karakterleri hakkında ipucu verir. Bu eserde dikkatimi çeken bir husus da Atsız’ın isimleri tersten ya da ünsüz harfleri temel alarak uydurma isimler kullanması. (Ziza - Aziz / Nittahabas- Sabahattin / Sabba -Abbas gibi.)
(Eseri okurken ilk bölümdeki şahıslar acaba MÖ yaşamış gerçek karakterler mi diye düşünürken daha sonra fark ettiğim bu bilgiyi paylaşmak istedim.)
Eser -bilgi sahibi değilseniz-Atsız’ın fikrî dünyası hakkında, o dönem yaşadıkları ve yaşanan olaylar hakkında sizi araştırma yapmaya sevk ediyor.
“Kasırga bir anda dinmişti. Bütün şehitler, bütün ölüler kendi yerlerine gitmişlerdi. Tarih Baba, kitabına yazılan iki kara satırı eğilip okuyarak başını kaldırdıktan sonra yüzünü buruşturdu:
-Yazık!.. Kitabım hiç böyle kirlenmemişti!”