Dolayısıyla Allah [cc] "Muttaki olun!" diye emrettiğinde, aslında "Benden korkun!” demiş olmaz. "Özgür iradenizle işle-me ihtimaliniz olan günahlardan sakınarak benim azabımla yüzleşmekten korkun ve buna göre önleminizi alın" demektir bu. Zaten takva kelimesi de "vikâye" kökünden gelir. Korumak, kendini muhafaza etmek anlamlarına gelir. Önceki derslerde de vurgulamıştık: Bahane uydurmaya en müsait, şartları itibarıyla en mazur görülebilecek kişi aslında Yusuf Aleyhisselâm'dı. Buna rağmen o, takvayı tercih etti ve işte bu yüzden Allah ona umulmadık bir kapı açtı.
İnsan/ 24. O halde Rabbinin hükmüne bağlanıp sabret ve (dinin emirlerini yerine getirmede) onlardan hiçbir günahkâr veya nanköre/kâfire boyun eğ(ip itaat et)me! (Resûlullah da; "Yaradan'a isyanda yaratılana itaat yoktur." buyurmuştur. Böylece mü'minlerin Yaradan'ın emrine aykırı hususlarda hiç kimseye itaat etmeyeceği açıkça ortaya çıkmıştır.)
Alıntı
Reklam
"Wish death 'pon me. Lord I don't cry no more, don't look to the sky no more. Have mercy on me."
Sayfa 125 - Harfa Yayınları, İngilizceden Çeviren: Deniz Koç
Ne çok sevinç ya da acı verme gücü vardı!.. Me çok kötülük ya da iyilik yapabilirdi!
Sayfa 254·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam