zihin resetleme, bilinç akışı ve varoluşsallık arasında :)
günlerden bir gün yine zihin restelerken buluyoruz kendimizi. gönül isterdiki noktalamasyonlu olsun ama attila ilhanı öne sürürp bilnç akışı yapacağımı düşnerekekten akışına bırakıyorum. zaten en sonda nerede sonuçlanacak bu yazı onu da ön göremiyorum. gelişigüzel artık. hep derim ya yazmasam çıldıracaktım minvalindeyim sait faik misali. ama yazınca da her şey gözümün önüne geliormuş ve hepsini yazmam gerekiyormuş gibi hisssediyorum ve ne yazıkki beynimdeki düşünceler ile elimin sürati aynı değil. o yüzden hep bir yerlerde bir şeyler eksik de ona ulaşamıyormuş gibi hissediyorum. orhan velinin anlatamıyorum un vücüt bulmuşundan hallice. BİR YER VAR HER ŞEYİ SÖYLEMEK MÜMKÜN EPEYCE YAKLAŞMIŞIM DUYUYORUM ANLATAMIYORUM. tamam ya aynı bu dizeler gibi şu an. ne zamandır yok olan bir neşe var bende her ne kadar dışarıya yansımasa da ve üni ikideki tamarayı çokça özlüyorum. idealleri, hayalleri, sınırları, neşesi, çalışkanlığı olan tamarayı. kendi bölümünü sevmese de dersler ilgisini çekmiş kendine harika bir hayat kurmaya çalışan tamarayı. dernekte aktif ama insanlarla arası iyi olan birçok dile hakim olup çevrede vay bee çok kültürlü denen tamarayı. ha şu an geçen iki seneye nazaran inanılmaz toparlanmış vaziyetteym o ayrı çok şükür. hele su an yavaş yavas o enerjiye dönmeye başlamış olmak inanılmaz harika bir hissiyat. tek istediğim önceden gözlerimin içinde olan o gülmsemeyi geri getirmek. tüm çabam tüm gayem o. ve günün birinde kesinlikle geri gelecek buu da biliyorum. sadece zamanı bekliyoruz sanırsam. ya bir diğer mesele de mezun olmuş olmak (henüz olamadı hala alttan dersim var bitane lanet olası okuma ma neyse) çok normal bir olay aslında bakarsak olması gerekiyor ama psikolojik olarak böyle ağırlığı olacağını bilmiyordum. tam yetişkin olma fikri beni çok korkutuyor.
GİT'ME
Kalan acısını taze tutmanın peşine düşmüştü,ondan arta kalan hakikati her gece yastığının altına koyuyordu. Korkuyordu! Sesini unutmaktan korkuyordu,bir gün telefonu açmamasından.. Sesler mezarsız ölürdü biliyordu Sâhi gidiyor musun ?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Git, Git, Git, Me dur ne olursun…
Müzik
Zar Atan Adam
Ben kimim ki bu dediklerimi diyeyim sana? Ben hiçbir zaman suyun oya oya bir yüze dönüştürdüğü bir taş olmadım. Ne de rüzgarın dele dele bir kavala dönüştürdüğü bir kamış oldum ben. Bir zar oyuncusuyum ben, zar atarım. Bazen kazanırım, bazen kaybederim. Aynı sizin gibiyim ben, hatta belki biraz daha azım hepinizden. Şimdi ne olduysam, o oluşta benim hiçbir payım yok. Eğer bu bahçe tarümar edilmeseydi, belki bir zeytin ağacı olurdum, belki bir coğrafya öğretmeni, belki karıncaların dünyasını araştıran bir uzman, belki de seslerin saklandığı hazinenin bekçisi. Ben kimim ki bu dediklerimi diyeyim sana? Uyanık kaldım geceleri, ay ışığının tadına varmak için değil,
Git'me.
Hakikat
KAFİRLERİN MEDENİYETİ İLE MÜMİNLERİN MEDENİYETİ ARASINDAKİ FARK: "Birincisi: Medeniyet libasını giymiş korkunç bir vahşettir. Zahiri parlıyor, bâtını da yakıyor. Dışı süs içi pis, sureti me'nus sîreti ma'kûs bir şeytandır." Bediüzzaman Said Nursi SEYDA'NIN MECLİSİNE GİT... "İkincisi: Bâtını nur, zahiri rahmet, içi muhabbet, dışı uhuvvet, sureti muavenet, sîreti şefkat, cazibedar bir melektir. Eğer istersen hayalinle Nurşin karyesindeki Seyda'nın meclisine git bak: Orada fukara kıyafetinde melikler, padişahlar ve insan elbisesinde melaikeleri bir sohbet-i kudsiyede göreceksin." PARİS LOCALARI "Sonra Paris'e git ve en büyük localarına gir, göreceksin ki, akrepler insan libası giymişler ve ifritler adam suretini almışlar."
Hayata Dair