"Fazla bir şey söylemiyor. Yalnızca, 'Howard Roark, Mimar,' diyor. Ama insanların böyle bir şeyi
bir şatonun kapısına yazabilmek uğruna öldüklerini hatırlatıyor. Bu öyle geniş, öyle karanlık bir şeye
karşı meydan okuyor ki... bu dünyada çekilen ne kadar çok acı var, biliyor musun sen? İşte bütün o
acılar, senin karşına çıkacak o şeyden geliyor. Onun ne olduğunu bilmiyorum. Niçin sana saldıracak,
onu da bilmiyorum. Ama öyle olacak, onu biliyorum. Bir de, eğer bu kelimeleri sürdürebilirsen,
sonunu zaferle noktalayacaksın, onu biliyorum Howard. Yalnız senin değil, kazanması gereken,
dünyayı hareket ettiren, ama hiç takdir edilmeyen şeyin zaferi olacak. Senden önce düşen nice
kişilerin öcünü alacak. Senin çekeceğin acıları daha önce çekenlerin. Tanrı seni kutsasın ... ya da en
iyi, en yüksek insan yüreklerini tek başına görebilen kim olacaksa, onu kutsasın. Seçtiğin bu yol
cehennemden geçiyor, Howard."