ROMEO
Kımıldama öyleyse yakarım gerçekleşirken,
(Onu öper.)
İşte senin dudaklarınla dudaklarım arındı.
JULIET
Öyleyse şimdi günah dudaklarımda kaldı.
ROMEO
Günah dudaklarımdan mı geçti?
Tatlı bir dürtüyle işlenen bir günah!
Ver bana günahımı geri.
(Tekrar öper.)
Sayfa 32 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor
Parıldamayı öğretiyor bütün meşalelere
Bir Habeşin kulağındaki pırlanta gibi,
Asılmış gecenin yanağına sanki;
El sürülmeyecek kadar güzel, Dünyaya fazla gelen değerli bir taş bu, Akranlarından çok değişik ve başka,
Ak bir güvercin kargalar arasında.
Durduğu yeri kaçırmayayım dans bitince, Şu kaba elim kutsansın onunkine değince. Gönlüm hiç sevdi mi bugüne dek Sevdiyse yalanlayın gözlerim. Görmedim çünkü
Bu geceye dek gerçek güzelliği.
Sayfa 29 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor
MERCUTIO
İçine batmak için aşkına yüklenmelisin, Öyle duyarlı bir şeye sen çok ağır gelirsin.
ROMEO
Aşk duyarlı bir şey mi ki?
Öyle kaba, öyle hoyrattır ki acıtır diken gibi.
MERCUTIO
Aşk sana hoyrat davranırsa sen de hoyrat davran ona.
Acıtırsa diken gibi, dikeninle sokup
Yeniver aşkı sen de.
Sayfa 23 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor
Gözlerimin sarsılmaz inancı
Kanarsa böyle bir yalana, ateş olsun gözyaşlarım
Ve yaşlar içinde çoğu kez boğulup da ölemeyen bu gözler
Yakılsın günahkâr gibi cehennem ateşinde.
Sevgilimden güzel biri ha! Her şeyi gören güneş
Onun benzerini görmedi dünya yaratılalı beri.
Sayfa 17 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor