Hastanın yüzüne baktım. O da gözlerini bana çevirmişti ve bunlarda hiçbir izah, hiçbir hayret yoktu. Ben ev halkına niçin bu yalanı söylediğine değil, bana niçin hakikati söylediğini merak ediyor, fakat bundan biraz da gurur duyuyordum: Bir insana başkalarından daha yakın olmanın gururunu.
Önceden çoğu kez olduğu gibi, yine ben acaba deli miyim diye merak etti. Deli dediğiniz belki tek başına bir azınlıktan ibaretti. Dünyanın güneş etrafında döndüğüne inanmak, geçmişte delilik alameti sayılmıştı. Bugün ise geçmişin değişmez olduğuna inanmak delilik belirtisiydi. Bu inancı sadece kendisi besliyor olabilirdi. Şayet yalnızsa, bu durumda deliydi.