Medya Alkan

Puan vermedi·556 syf.··
2022 17. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2022 14:48
John Steinbeck, yaşamış olduğu bölge itibariyle işçi yaşamının zorluklarına çok da uzak olmayan Amerikalı bir yazar. Belki de böyle bir konuyu yalın bir anlatımla beraber müthiş bir derinlik yakalayarak okuyucuya verebilmesi, gençlik yıllarında işçi yaşamının karanlık yüzünü görebilmesinden, zorlu işçi yaşamını ilk elden yaşamış olmasındandır. Daha önce “Gazap Üzümleri” ne dair okumuş olduğum bir incelemede, incelemeci bu durumu şu şekilde özetlemişti: “Steinbeck’ i okumak, sıradanlığın içindeki derinliği keşfetmek gibi bir şey.” Steinbeck’ in bendeki tanımı da artık tam olarak bu diyebilirim. 1939 yılında yayınlanmış olan eser, Oklahoma’ dan Kaliforniya’ ya göç eden bir ailenin umutla çıktıkları yolculuğu üzerinden, 1930’ lu yıllarda tüm dünya ile birlikte daha çok Amerika’yı da etkisi altına almış olan ‘Ekonomik Buhran’ ın, insanlar üzerinde oluşturduğu ekonomik yıkımın yanısıra toplumsal ve ruhsal yıkıntıları da konu edinmekte. ‘Ekonomik Buhran’ sonucu sanayileşmeyle beraber topraklarından itilen işsizler ve evsizler ordusunun açlık, sefalet, yaşamla olan mücadelesi; ve ardından gelen çarpıcı bir son… Şiddetle tavsiye edeceğim kitaplar arasına girmiş olan “Gazap Üzümleri” ni okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim..
1000Kitap
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·100 syf.··
2022 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2022 14:56
Tolstoy’un yaşamı, yaşamın anlamını ve ölümü İvan İlyiç’in yaşamı üzerinden sorgulayışı... Güçlü sorgulayışı! Güçlü sorgulayışı diyorum çünkü, kitabı okumaya başladığınız andan itibaren İlyiç’in yaşayışının; “Belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken yaşam değildir. (s.71)” şeklinde nitelendirdiği yaşayışının, hastalığının, yalnızlığının, sorgulayışlarının bir parçası olup kitabın derinlerine iniyorsunuz. İvan İlyiç’in acılarını satır satır okuyarak hissedebilmenin yanısıra yakınlarının onun yaşamı ya da ölümüyle değil, boşalan koltuğunu, sahip olduğu makamını nasıl doldurabilecekleri; yerine nasıl geçebilecekleri ile ilgilendiklerine şahit olacaksınız. Hasta yatağında yatan İlyiç’in hasta iniltilerini satır aralarında duyabileceğiniz, kitabı okumaya ara verdiğiniz bir an; hastalığıyla yapayalnız kıvranan İlyiç’i yalnız bıraktığınız için kendinizi suçlayabileceğiniz, yaşamın anlamı neydi diye sorgulayıp ölümün nefessizliğini, soğukluğunu İvan İlyiç ile beraber iliklerinize kadar hissedebileceğiniz muhteşem bir kitap. İyi okumalar dilerim…
Felsefe
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2021 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2021 12:07
İkigiasını (yaşamdaki varoluş sebebi) bulmuş her birey kendini keşfetmiş ve Dünya’daki anlamının farkına varmış kişilerdir. Belki de bu yüzden Siddhartha için tek önemli şey; her şeyin başı gibi görünüyor olan şey, sevgi olmuştur. Dünya’daki anlamının farkına varmak ve Dünya’yı sevebilmek; onu aşağılamamak, ona ve kendine hınç ve nefret beslememek. Okuyacağınız ya da okumuş olduğunuz kitap, Siddhartha adlı baş karakterin dünyevi yolculuğu sırasında KENDİ’nin, BEN’inin, ÖZ’ünün arayışını anlatmakta. Yolculuğu sırasında türlü türlü deneyimler yaşayan Siddhartha, hatta kimi zaman yaşadığı kötü deneyimlerinden pişmanlık duysa da hiçbir öğretiye, öğretmene bağlı kalmayı tercih etmiyor. Bu tercihini yansıtacak bir alıntı yapmam gerekirse; “Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez.” (s.140) Siddhartha kendi yolculuğunda kendi yolunu oluşturur, kendi deneyimleriyle arar durur BEN’ini. Aramak bir amaçtır çünkü onun için ve Siddhartha bu amacın büyüsüne kapılmıştır. “Bulmak” hiçbir amacı olmamaktır onun için. Siddhartha’yı daha yakından tanımak, arayış ve deneyimlerini heyecanlı bir okuyuşla hissetmek ayrıca felsefeye giriş yapmak için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar…
Felsefe
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Puan vermedi·207 syf.··
2021 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 14:59
Kitap; kendisini Leyla’sına, Leylim’ine, Laliko’suna kul eden Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e 1954-1959-1977 yılları arasında göndermiş olduğu mektuplardan oluşmakta. “Lalikom” der ve ekler: “ Bir eyyam da sana Lalikom diye seslenicem. Benim dilsizliğim diye anlam verilebilir. Ama bu bir ünlemdir daha çok. Sevili, yangın bir ünlem. Ne Türkçe, ne Kürtçe ne de Zazaca’dır. Bu üç dilin bileşiminden doğan bir ünlem bu. Lal, Türkçedir. Lalik ya da Lalo Kürtçe. Om eki Zazacaya kaçar. Ya işte böyle Lalikom” der. Bu nasıl bir ünlem?.. Anlatamaz kimselere içindeki yangını, döker dizelere.. “Seni anlatabilmek...” der. “Kime ama? Bu bok düzenin, bu dört büyük zindanın, kainat, sonsuzluk falan dedikleri bu ölümlü şakalar kaosunun nesine, neresine anlatmak?”, anlatamaz kimselere; döker öpücüklere boğduğu sayfalara Leylim’ini. Öylesine öpme değil onunki.. Gözlerinden, burnunun, üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öper.. Canım.. der. Canım... Öyle bir “canım” ki; “Canım Benim, Bilir misin, canım dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep.” der. “Bu bok suyu alışkanlıklar, töreler, günah sevap ve ayıplar köleliği olmasa... Bütün tedirginliğimiz bundan.” der. “Affet Leylim” der ve sever aldırmaksızın töresine, ayıbına, günahına, sevabına, tüm tedirginliklerine. Sever yangıncasına, sevdasını geceye akıtırcasına.. Açardın, Yalnızlığımda Mavi ve yeşil, Açardın. Tavşan kanı, kınalı - berrak. Yenerdim acıları, kahpelikleri… Gitmek, Gözlerinde gitmek sürgüne. Yatmak, Gözlerinde yatmak zindanı Gözlerin hani? "To be or not to be" değil. “Cogito ergo sum” hiç değil… Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı, Durdurulmaz çığı Sonsuz akımı. İçmek,
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma