iz bırakan şairler...
-NİÇİN- Bu halkın başında bir kahraman var, Şan onundur ama millete yarar. Haklıdır bu şandan korksa düşmanlar Dostlardan da varmış tiksinen, niçin? Arttıkça bu dâhi Türk'ün şöhreti Dağılan milletin arttı vahdeti Sulhta da faydalı böyle kuvveti Yıpratmak daha harp bitmeden niçin? Toplandı Lozan'da dostlar, düşmanlar Lloyd George saçıyor yine bühtanlar Lâzımken müttehit olmak bu anlar Ayrılanlar varmış sürüden niçin? Millet fedâidir kahramanına Kim taş atabilir onun şanına? Dil uzatma sakın Türk aslanına! Anlatayım sana bilmezsen niçin... O millî dehanın tam Kemâl'idir Türk'ün hem celâli, Hem cemâlidir Mefküre görünmez, o timsâlidir Mefküreye çattın, söyle sen niçin? Uyanık bulunun ey Türk gençleri! İrtica sevemez bu hür rehberi Susturun mantıkla, kin güdenleri Borcumuz savaşmak ebeden, niçin? Ziya Gökalp
Mefkure
Mefkûre, ülkü, ideal, amaç, kişinin kendini adadığı ve hayata geçirilmek istenen kıymetli fikir demektir. Örnek: Mefkûremiz, Türk Milliyetçiliği ve Turan Ülküsüdür.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Meslek Seçiminden Medeniyet İnşasına
Mezuniyetin eşiğinde bir hocamızın zihnimize nakşettiği o ikaz, hayatın iki büyük imtihanını haber veriyordu: Meslek ve eş seçimi. Zira insan, vaktinin ekseriyetini ya iş arkadaşlarıyla ya da hayat arkadaşıyla tüketir. İki mühim konunun önemi anlatıp geleceğin genç mühendislerine nasihat vermişti. İyi bir işinizin olma ihtimali çok yüksek ama eş seçiminde hata yaparsanız mutsuz olabilirsiniz, dikkat edin. Ben burada eş seçimi üzerine yazı yazmayacağım, 1K'da eş seçimi, evlilik, potansiyel eşimden beklediklerim, özellikleri ... gibi Instagram vari paylaşımlar çokça var zaten. Ben ise en önemli seçimlerin ilki olan meslek seçimi üzerine yazmak istiyorum. Bugün dönüp baktığımda; 15-17 yaş aralığındaki o körpe zihinlerin meslek tercihini hangi motivasyonlarla yaptığını sorgulamadan edemiyorum. Neden felsefe, ilahiyat veya edebiyat değil de mühendislik? Bu sorunun cevabı, ne acıdır ki aile ve çevre etkisinden neşet eden maddi beka kaygısından başka bir şey değildir. Şüphesiz her ebeveyn evladının hayrını ister; lakin fırsat eşitliğinin olmadığı, ekonomik dar boğazların yaşandığı iklimlerde hayır kavramı, ne yazık ki sadece müreffeh bir hayat parantezine hapsedilmiştir. Bu durum, ferdi bir tercihten ziyade, kolektif bir mana ve mefkure yoksunluğunun tezahürüdür. Bu zihniyet kaybının asıl müsebbibi aile değil, eğitim sisteminin ruhunu kurutan öğretmen-öğrenci sığlığına hapsolmuş sistemsel çoraklıktır. Talim ve terbiyenin yerini alan ruhsuz eğitim-öğretim kavramları, bilinci kirleten sakil birer prangadır. Devletin hantal, talebenin aceleci ve ebeveynin şuursuzlaştırıldığı bir vasatta, yük kavi bir muallimin omuzlarındadır. Hakiki bir muallim; talebesini sadece bilgiyle donatan değil, onu bir hamur gibi yoğurup ruhuna şuur dinamizmini zerk edendir. Muallim, her meyvenin
Duygu ve Düşünce
Mefkûre,
ülkü, ideal, amaç veya ulaşılmak istenen yüce fikir anlamlarına gelen Arapça kökenli (fikr kökünden) bir kelimedir. Kişinin veya toplumun hayatını adadığı, ulaşmak için çaba harcadığı en önemli hedefi ifade eder.
Küresel köyde özümüzü ait olduğumuz yer olmaktan ziyade olmak istediğimiz yer olarak görmemiz ve üzerimize her gün bir yağmur misali yağan bu enformasyon içerisinde bizim olmadığımız her yerin daha yeşil olduğu yanılsaması, zincirleri kırmaktan ziyade boynumuza daha da sıkı bağlanmaktan başka bir şey değildir. Mefkure Dergisi
Vatan
"Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur, Köylü anlar manasını namazdaki duânın... Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur'ân okunur. Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ'nın. Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın! Bir ülke ki toprağında başka ilin gözü yok, Her ferdinde mefkure bir lisan âdet, din birdir. Meb'üsânı temiz, orda Boşolar'ın sözü yok, Hududunda evlatları seve seve can verir; Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın! Bir ülke ki çarşısında dönen bütün sermaye, San'atına yol gösteren ilimle fen Türk'ündür; Hirfetleri birbirini daim eder himaye; Tersaneler, fabrikalar, vapur, tren Türk'ündür, Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın!" Ziya Gökalp
Şiir