1795'lerde yazma düşüncelerimden söz etseydim ve aklı başında bir insan, “Her gün iki saat yazın... Esinli ya da esinsiz” deseydi bana, aptalca esinlenmeyi beklediğim on yılımı kurtarırdı bu söz.
1794'e doğru budala gibi esinlenmeyi bekliyordum. Neredeyse Tanrıdan bir ses gelmesini bekliyordum. Musa'nın yanan çalılığı gibi... Bu aptallık yüzünden çok vakit kaybettim ama belki de vasat ya da vasatın bile altında bir yazar olmama engel oldu bu aptallık. Birçok yetenekli yazarın başına gelmiştir bu durum.
Doğru olan önce eşinde görmek istediğin özellik ve güzelliğin kendinde olup olmadığına bakmaktır. Kendinde olmayan bir güzelliği başkasından istemek doğru değildir.
Bismillahirrahmanirrahim.
İlk incelememden merhabalar. 1000kitap`a girdiğimde güzel olsun veya olmasın, pek okunmamış olan kitaplar için inceleme/alıntı girmek konusunda özen göstermeye karar