“ Yıldızlar yanıp sönen sessizlikleri içinde öylece duruyorlardı; yalnız arada bir içlerinden biri elmassı dizinin içinden aniden ayrılıp yaz gecesinin içine kayıveriyor; karanlığın içinde, vadilere, yarlara, dağlara veya uzak sulara doğru nereye gittiğini bilmeden kör bir kuvvetle savruluyordu, bir insan yaşamının bilinmeyen bir kaderin sarp derinliklerine savruluşu gibi… “
“Miss Jane Eyre, dilerseniz buradan gidebilirsiniz! İşte izin çıktı… Öyle olduğu halde neden böyle arsızca dizime tünemiş oturuyorsunuz??”
“Pek rahatım da ondan.”