peki bunun anlamı ne? bütün bunlar niçin? hayat bu kadar anlamsız, bu kadar korkunç olamaz. ama gerçekten bu kadar anlamsız ve korkunç idiyse, bir de neden ölmeliyim, hem de acı içinde? bunda bir yanlışlık var.
acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey
aslında her şey gerçekte o kadar zengin olmadıkları halde zenginlere benzemek isteyen, bu yüzden de ancak birbirlerine benzeyebilen insanlarınki gibiydi