9/10
·152 syf.··
2026 15. kitabı
Okurken beni paramparça etti. Pınar kür ile tanışma kitabım bu. Dili kalemi o kadar kuvvetli bir yazarmış ki. Okurken Melek'i olduğu yerden çekip almak istedim. Ne kadar zor güçlünün karşısında güçsüzün ses bulabilmesi. Mahkemedeki sessizliği, Yalçın'ın kurtarma çabasının bile asıl nedenini keşfedememesi. Bunun üzerine kurtulmak değil de sonunun asılmak olması. Kitap zaten 1980 li yıllarda yazılmış o döneme gerçekten ışık tuttuğunu düşünüyorum. Hala toplumumuzun kanayan yarası olan kadın istismarini tüm gercekligiyle işlemiş aslında yazar. Okurken yer yer gözyaşlarına boğuldum. Kitabın sonunda kitabını da savunmak zorunda bırakılmış yazar. Gördüğü muameleler buna gereklilik sunmuş. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım kitabın.
Edebiyat
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
9/10
·336 syf.··
2026 49. kitabı
Şu ana kadar okuduğum en iyi ters köşelerden birisi olabilir.Hani kitabı okurken kendi kendinize "şu katil,bu yakalanacak,şu çıkacak" derken hiç beklemediğiniz biri çıkıyor.Bana göre açık uçlu finaldi ona rağmen güzeldii.
Tatsız Bir ÖyküCeren Melek · İndigo Kitap · 2025488 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bunu Tolstoy yazmış olamaz
2/10
·111 syf.··
2026 21. kitabı
Tolstoy’un büyük romanlarındaki karakterler kanlı, canlı, hataları ve sevaplarıyla bizzat aramızda yaşayan insanlardır. Ancak İnsan Neyle Yaşar? hikayesinde karakter yönetimi tam bir hayal kırıklığıdır. Ayakkabıcı Simon, karısı Matryona ve hatta dünyaya indirilen melek Michael, kendi iradelerine sahip edebi karakterler değil, yazarın önceden belirlediği ahlaki mesajı topluma dikte etmek için kullandığı birer "fikir kuklası"dır. ​Karakterlerin hiçbir içsel çatışması, gri alanı veya insani derinliği yoktur. Matryona bir anda öfkelenir, bir anda melek Michael’ın yüzündeki ışığı görüp dünyanın en merhametli insanına dönüşür. Bu ani ve temelsiz değişimler, edebi gerçekçiliği zedeler. Okur olarak karakterle bağ kuramaz, sadece yazarın sahneye koyduğu didaktik bir tiyatroyu izliyormuş hissiyatına kapılırsınız.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Kızıl Panda Basım Yayın Dağıtım · 2021234,3bin okunma
Ciddi misiniz?
Bir iki bolum okuyup biraktim. Aslinda guzel düsünülmüş. Yanlis anlasilmasin kitap degil guzel dusunulen. 12,13 yaşindaki kizlara hitap edip belli bir basari saglamak kismindan bahsediyordum. Kitap ve hikayesi mantiktan tamamen uzak, garip yani. 'HIDROLIK ASIT' nedir ya? Adsfsdfzsxs Yazar(lafın gelişi) burada ne anlatmis diye soru sorulsa gençler puan birakir sinavda. Burada kimi suclayalim şimdi? Akıllarina 5-10 sayfa tutacak fantazileri geliyor ve üzerine 300 sayfa zirva ekleyip ergen kızlara satiyorlar. Yayinevleri artik biraz secici olmali. Biraz diyorum bakin sadece birazcik
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,436 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Shintarou’un düzenli hayatı melek Towa’yı bir sabah balkonunda bulması ile eskisi gibi olmayacaktır. Üstelik stüdyo dairesinde onunla birlikte yaşamaya başlamışken Towa’nın bir melek olduğu da ortaya çıkmasıyla yeni bilinmezliklerin ayak sesleri yankılanır. “İş ciddiye binince, sırrını paylaşabildiğin birinin olması nedense insanı rahatlatıyor.” Serinin ikinci kitabında yeni bir misafir de karşılayacak okuyucuyu: Towa’yı merak edip gelen başka bir melek. Yeni bir meleğin belirmesi de beklenilmeyen olasılıkların başında yer almaktadır. Aynı zamanda Towa’nın dünyaya insanlarla iletişim kurabilmek ve onları tanıyabilmek için gelmesi her an stüdyo dairede kalmaması gerektiğinin en büyük kanıtıdır. Towa dışarıdaki hayata tanık olmalıdır. Bu dünyada Sintarou ve gördüğü birkaç kişi dışında tanıdığı başka kimsenin olmamasından dolayı bu kutsal görevde ona yardım edecek kişi Sintarou’dan başkası değildir. Serinin ikinci kitabında sadece Towa ve Sintarou’nun değil, Sintarou’un yarı zamanlı çalıştığı işinden ve lisedeki arkadaşlarının yer alması olay akışının daha eğlenceli hale gelmesine olanak sağlamış. Stüdyo Daire serine başlamak isterseniz mutlaka birinci ciltten başlamanızı öneririm. Eğer seriye ikinci kitaptan başlarsanız olay örgüsünü anlamanız zorlaşacaktır. İlk ciltte kişi ve olay örgüsüne tanık olurken ikinci ciltte karakterlerin yeni düzene verdikleri tepkileri daha net bir şekilde görmeye başlıyoruz. Seride sevdiğim unsurlardan birisi de her bir karakterin kendisine has bir özelliğinin olması ve bu özelliğinin olay örgüsündeki birleşimidir. Bu sayede manga daha eğlenceli hale gelirken okuma zevkini arttırmış. “Kendine değer vermezsen, başkalarına değer vermek de zor olur.” Yüzümde bir gülümseme ile ikinci kitabı kapatırken serinin üçüncü kitabında başlarına
Stüdyo Daire: Güneş Işığı, Melek Dâhil - Cilt 2Matoba · Artemis Yayınları · 20261 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 09:21
Çağrışım yüklü enfes bir kitap okudum. Toz, toprak, kömür, çimento, briket, cüruf… Kuru bir yaşam. Depreşme, bellek, hasar, deneyim, açlık. Açlık insanı ele geçirir, ete hükmeder, zihni boyun eğdirir. Açlık yorulmaz. Açlık, yemek sözcüklerini lezzetlendirir, zihne yemeği düşündürür, kendini perçinler. Leo, onu bir melek olarak görerek başa çıkıyor; onunla konuşarak, varlığını kabullenerek. Kamp dönüşünde bile onunla yaşamaya devam edecektir. Çünkü kamp insanı cansız bir şeye dönüştürür; o artık değiştirilmiş bir varlıktır. Yaşamak; rayından çıkmış, toza, kara ve sıcağa bulanmış, altüst edilmiş bir şey. Kahramanımız Leo Auberg, genç yaşta Sovyet çalışma kamplarında geçirdiği günleri anlatıyor. Tek vazifesi yaşamda kalmak; bunun için çok şeye katlanması gerekir. Çünkü büyükannesi ona, “Döneceğini biliyorum,” demiştir. Oysa büyükannesi orada değildir. Orası, bilinen her şeyin başka bir şeye dönüştüğü yer: kamp. Devam edebilmek için sinmek ve nefes almakta inat etmek gerekiyor. “Ben kimim?”den “Ben neyim?”e sürüklenen bir gerçekliğin hikâyesi bu. Soyutta müthiş bir başarıya ulaşan, somuttan imgeye geçişte düşün dünyasında leziz bir tat bırakan bir kitap. Gökyüzü katlanıyor, madde dönüşüyor, nesneler büzüşüyor ve bütün bunlar sözcüklerle yapılıyor. Zaman sessiz ve düz; bir günden diğerine yaşananlar neredeyse hep aynı hüznü barındırıyor. Okuması zor ve emek isteyen bir kitap olduğunu söyleyerek bitireyim. Okurken hızlı olmayı tercih edenler muhtemelen sevmeyecektir…
Toplama Kampı
Soluk SalıncağıHerta Müller · Siren Yayınları · 202573 okunma