Bulunduğunuz kentte sizlerden gizlice bir deney yapılsa ve bunun bir parçası olsanız ne hissedersiniz? Kulağa biraz ilginç biraz korkunç geldiğinin farkındayım. Jules Verne'in bu ilginç kitabı konusu ve heyecan veren anlatımıyla okuru adeta o dünyanın bir parçası yapıyor, kendinizi Quiquendone halkından biri gibi hissediyorsunuz. Verne'in geleceğe dair teorilerini pek çoğumuz biliriz. Bu kitapta da deney yüzünden oluşan dünyadaki değişiklikleri okurken zihnimde kendi dünyamızda yaşadıklarımızla benzer bağlantılar kurmamı sağladı. Mesela kitapta bitkilerin bu değişiklikler süreci boyunca (Halk deney yapıldığını bilmiyor.) fazlaca büyüdüğünü, bir çileği yemek için iki kişi , bir armudu yemek için dört kişi gerektiğini anlatıyordu. Bu kısım bana sofralarımıza kadar uzanan pek çok sebzenin, meyvenin, ağacın hormonlaştırıldığını çağrıştırdı. Bir diğer yerde insanların bu deney ortamında fazlaca sinirli bir hâl aldığından , artık kontrol edilemeyen sinir patlamaları ve taşkınlıklarından bahsetmesi de bana günümüz dünyasını fazlasıyla anımsattı. Kitapta dikkatimi çeken başka bir kısım ise eski, sakin, mutlu günlerdeki performansları "vasat bir çizgisi olan" olarak tanımlanan sanatçılar ve edebiyatçılarda bu buhran günlerinin bir devrim niteliğinde ortaya çıkmasıydı. Eskiden yeteneklerini kalabalıklardan mahrum bırakmış bu insanlar son zamanların coşkulu günlerinde parlama imkanı bulmuş, aralarından yeni isimler çıkmıştı. Bu bölümün bende etki bırakmasının nedeni ise bana "Sanatın, edebiyatın insanın ilgisini çekmesinin en büyük sebeplerinden birinin insanın sorunlarını, duygularını aktarmak ve bunu bir esere dökmek olmalı." düşüncesini yaşatmasıydı. Her şey güllük gülistanlık iken sanata,edebiyata konu olan pek çok içerik de yok olmuştu.
Kitaba dair en sevdiğim şey Ygene'nin