DİKKAT SPOİLER İÇEREBİLİR!
Okuduğum kitaplar arasında bu kitap kesinlikle en yüksek sıralarda kalacak. Nedeni ise benim için sadece alelade bir aşk betimlemesi olarak kalmaması. Her ne kadar Türkçe çevirilerde aşk ve gurur olarak da basılsa da kelimenin tam anlamıyla orijinaline uygun bir şekilde gurur ve ön yargı daha çok betimliyor kitabı.
Elizabeth'in ön yargısını Darcy'nin de gururunu aşmaya çalışırken geçirdikleri karakter gelişimini okurken çok keyif aldım. Açıkçası Darcy'nin ben de ilk başta iyi biri olduğunu düşünmüyordum. Gerçekten de Bennetleri kendi üstünlüğüne layık görmüyordu ve Elizabeth için söyledikleri de çok kırıcıydı. Kitabın sonlarına doğru bu halini yumuşatmaya çalışmışlar gibi gelmişti, başka nedenler sürüp bu halini çekingenliğinin altına saklama çalışılmış gibi hissettirdi. Kitabın yazımına dair belki de tek hoşuma gitmeyen özellik budur. Elizabeth ise dönemi için yazılmış belki de en harikulade kadın karakterlerdendir. Aklıyla hareket etmeye çalışan, duygularının onu esir almasına izin vermeyen yapısıyla kalbimde taht kurdu denebilir. Bu ikili romanda kendi dönemi için belki imkansız sayılabilecek türden bir aşkın peşinden koşarak yılları aşarak bir klasik olmayı başardı.
Karakterler öyle güzel yazılmış ki her karakter kendi işlevini son derece mükemmel yerine getirmiş. demek istediğime bir örnekle: Wickham Elizabeth'i manipülatif sözleriyle kandırırken kitabın devamını okuyana kadar Elizabeth'le birlikte kendimin de bu kandırılmadan payımı aldığımı fark ettim. Kitapta belli bir bölüme ilerleyene kadar Elizabeth'in Darcy ile değil Wickham ile evlenmesini savunuyor, Darcy'nin ona ne kötülükler yaptığına inanmış vaziyette sevimsiz buluyordum. Neyse ki Darcy mektup yollayarak açıklamıştı da her şey açıklığa kavuşmuştu:)) ayrıca kitabın
Kitap Binbirdirek sarnıcında zanaatle uğraşan iki Ermeni'nin büyüyle tılsımlarla uğraşan Enveri adında efsuncu bir adamla yollarının kesişmesini anlatıyor. Binbirdirek'de Efsuncu'nun farklı ve garip hareketlerinin peşine düşen Kirkor ve Agop ikilisi bir anda Efsuncu'nun onları melek sanmasıyla biraz da para peşine düşerek kendilerini Efsuncu'nun yardımcısı olurken bulurlar. İkisi de bu adamın dediklerine inanmasa da menfaat uğruna ses çıkarmazlar. En sonunda kendilerini tehlikeye atan durumların içinde bulurlar.
Kitabı okurken Agop ve Kirkor'un kendi aralarındaki diyalogları okurken fazlasıyla güldüm. Bana sanki bir Karagöz-Hacivat ikilisi izliyormuş gibi hissettirdi. Özellikle kitabın uyarlanmasında Türkçelerindeki yanlışlıkların düzeltilmeyip dipnot geçilmesi çok hoşuma gitti. İlk başlarda okurken sıkıcı gelse de sonra olayların macerası arttıkça sayfaları hızlı hızlı karıştırırken buldum kendimi.
Kitabın sonunda ise yazarın kendi düşüncelerini açıklaması ana fikri anlamak açısından kitabı pekiştirmişti. Ebu'lfazl Enveri gibi pek çok insan hâlâ günümüzde de var ve farklı şeylerden medet umuyor. Bana günümüzde bunu en çok hatırlatan şey pek çok yerde gördüğüm sayılardan anlam çıkarma hareketleridir. Güzel bir şey görünce 777 deyip onun kendinde de olacağını sanmak Ebu'lfazl Enveri'nin kuyu altında cennet aramasına benzer.
Konusuyla , yazımıyla okuması tatlı bir kitap. Birkaç dünya klasikleri kitabından sonra böyle tatlı bir Türk klasiği okumak hoşuma gitti.