Mesleğime inanırdım, adalete. Saf adaletin var olduğunu sanırdım. Evet, bir zamanlar ben yeryüzünde ne kadar kötülük varsa önleyeceğime, ne kadar suçlu varsa hepsiyle başa çıkacağıma inanırdım. Ama boyumun ölçüsünü aldım. Hayat öğretti bana. Hayat, acıyla, kederle, kanla öğretti bana. Yoruldum artık, çok yoruldum. Yalnızca bedenim değil, aklım da yoruldu, ideallerim, tutkularım, duygularım, beni ben yapan ne varsa, hepsi yoruldu.
"İnsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kainatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır. İdrak ettikleri şey zamanın ve mekanın tutsağı hâline getirir."