Tatar Çölü; nafile inançlar, menfaatler, hayatın durağanlığı, alelade bir yazgıyı; okuru sorgulatacak şekilde, etkileyici betimlemeleriyle içine alan oldukça güzel bir kitap. Başkahramanı olan Giovanni Drogo'nun yaptığı tercihlerin; inanarak izam ettiği, zaferin ünlenmesine sebep olacağı düşüncesiyle beraber, farkında olmadan geçen yıllarını, yıllarca savaş gerçekleşmeyen bir kaledeki asker hayatının ise monotonluğunu gözler önüne seriyor. Çoğu kitapta olduğu gibi ilk sayfalar durağan ve anlamsız gelse de, son sayfalara gelindiğinde geçmişe gönderme yaparak Teğmen Drogo ile Yüzbaşı Drogo arasındaki farkın anlatıldığını görmek hoşuma gitti. Kitabın bazı kısımlarında diğer askerlerin de hayatının veya bu hayatın bitiminin anlatılması ve bu olayların Drogo'yu etkileyişi, Drogo ve arkadaşlarının kandırılan konumundan kandırana geçişi, Drogo'nun oradaki her asker gibi hayaline ulaşmak üzereyken diğer bir arkadaşının menfaatleri ve kendi hastalığı yüzünden bunu başaramayarak çoğu insan gibi sıradan bir yazgıya sahip olduğu düşüncesi anlatılmış, bunun gibi bölümler ise bu kitabı benim açımdan anlamlı kılıyor.