melih

melih
@melihh_
İşte yine ağaçlar, sertliklerini biliyorum, işte su, tadını duyuyorum. Otların ve yıldızların bu kokuları, gece, yüreğin rahata erdiği kimi akşamlar; erkinliğini ve güçlerini duyduğum bu dünyayı nasıl yadsıyabilirim? Yine de bu yeryüzünün bütün bilimi beni bu dünyanın benim olduğuna inandırabilecek hiçbir şey vermeyecek. Onu bana anlatıyorsunuz, bana onu sınıflandırmasını öğretiyorsunuz. Yasalarını sayıyorsunuz; ben de bilme susuzluğum içinde bunların doğru olduklarım kabul ediyorum. Mekanizmasını tanıtlıyorsunuz, umudum büyüyor. Sonunda bu sihirli ve karmakarışık evrenin atoma, atomun da elektrona indirgendiğini öğretiyorsunuz bana. Bütün bunlar güzel, gerisini de anlatmanızı bekliyorum. Ama siz bana elektronların bir çekirdek çevresinde toplandıkları görünmez bir gezegenler takımından söz ediyorsunuz. Bu dünyayı bana bir imgeyle açıklıyorsunuz. O zaman dönüp dolaşıp şiire geldiğinizi anlıyorum; hiçbir zaman bilemeyeceğim.
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 109. kitabı
Şeker Portakalı, José Mauro de Vasconcelos, Küçük bir çocuğun dünyasının etrafında geçen bir hikaye daha bu kadar popüler olmasının yanında bence verilen değer belli bir büyümenin ardından bazı insanlar için mecburi hale gelebiliyor. Artık sevmediğimiz ama popüler olan bazı eserler için kötü bir şey söylediğim de bana nasıl bakarlar diye düşünebiliyoruz. Ben bunu asla yapmadım şimdi Şeker Portakalı birçoğunuz gibi çocukken karşıma çıkan bir romandı ama bitirmemiştim çünkü gerçeği söylemek gerekirse bir çocuğun dilinden yazılan büyük cümleleri ben inandırıcı bulmuyorum. Zeze'nin hikayedeki motifini de eleştirmek istiyorum bir çocuk var karşımızda gerçekten çocuk gibi yaşıyor çocuk gibi davranıyor ama çocuk gibi düşünmüyor sanki büyümüşte küçülmüş çocuklar vardı ya onlar gibi bir farkla, Bence büyümüş ve küçülmüş de olsa saf bir çocuk modelinin içine girdiğimiz de o çocuk zeki olduğu kadar yaramaz deriz ancak bence küçük bir çocuk hem saf ve temizlik hem uyanıklık ve kurnazlığı aynı anda taşıdığı zaman bu karakter çocuk mu büyük mü diye düşünüyorum. Zeze'nin en azından benim görüşüm bu kadar sevilmesinin altında yatan gerçek büyükler gibi konuşan bir çocuk olması. Bir çocuk için fazla ağır şeyler yaşaması belki de Ben zeze'yi çok seviyorum ve Şeker Portakalı en sevdiğim kitaplardan biri ama kitap ile ilgili bir incelemem Zeze bir çocuk değil bir yetişkinin içinde kalan belki yazarın kendi çocukluğunun gerçek halidir. Biz okurken o zeze lakin o yazarın ta kendisi tüm karakterler de olduğu gibi . İyi okumalar... -Furkan DOLGUN
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma