Puan veremediğim ender birkaç kitaptan biri. Çok iyi veya çok kötü olduğu için değil sadece o kadar çok kategoriye ayrıldı ki beynimde toplaştırıp puan veremiyorum.
Konu, karakterler, Tristan Caine iyi düşünülmüş detaylar ama yazarın kalemi ve 3.kişi bakış açısını tercih edip sadece kızın iç dünyasını göstermesi benim aşırı sinirimi bozdu. Ayrıca yazarın kimliği anonim fakat baş karakter tam olarak erkek tarafından yazılmış kadın özelliklerini taşıyordu. Yani yazarın cinsiyeti neden etkilesin ki diyebilirsiniz ama özellikle cinsel sahneleri okurken buram buram etkilediğini anlıyorsunuz.
Yine de kitaptan nefret ettim mi etmedim sadece bu yazarın eline düşmemeliydi. Konu ve kalem aynı kişiden çıkmasına rağmen ikisi hakkındaki yorumlarım çok farklı farkındayım.
Birde ne dediğim kitabın sonlarındaki olay her şeyi çok saçma kıldı gözümde yazar ne zannediyordu küçük çocuk ya kıyamam diyerek geçeceğimizi mi.... Ya da öyle bir çocukluk yaşayıp Tristan Caine olabileceğini mi....
Kitap hakkındaki fikirlerim çok karışık dark romance türüne el atılması lazım artık. 5 kitaplık seriymiş sanırım kahramanların hikayesi devam ediyor ama ben bu seriye devam edersem rsye girmem de çok olası o yüzden süresini bilemediğim bir ara vereceğim. Dante hakkında daha umutluyum.
"Tristan Caine terrified her, but it wasn't because of the death he was bringing her slowly, the death he would bring her one day, the death he raised in her.
No.
It was the life."
560 sayfa olduğunu görmek başta gözümü çok korkuttu çünkü yazarın konuyu uzatmak için araya gereksiz kıskançlık, yanlış anlaşılma, ayrılık falan sokacağını sanmıştım ama bunun yerine en iyi erkek karakter olan Nate Hawkins'i yazmış. Anastasia ile olan farklılıklarına rağmen anlaşmaları çok tatlıydı. Anastasia'nın olgun düşünce tarzına bayıldım. Kitap da harikaydı hiç sıkmadı su gibi aktı.