560 sayfa olduğunu görmek başta gözümü çok korkuttu çünkü yazarın konuyu uzatmak için araya gereksiz kıskançlık, yanlış anlaşılma, ayrılık falan sokacağını sanmıştım ama bunun yerine en iyi erkek karakter olan Nate Hawkins'i yazmış. Anastasia ile olan farklılıklarına rağmen anlaşmaları çok tatlıydı. Anastasia'nın olgun düşünce tarzına bayıldım. Kitap da harikaydı hiç sıkmadı su gibi aktı.
"Önemli olan kaybettiklerim değil, hatıralarım. Yaralar iyileşir. Sevgi yaşar.
Biz kalırız."
1000000/10
Gerçekten böyle etkisine girilecek bir kitapla o kadar az karşılabilirsiniz ki. Yani kitaba diyecek hiçbir şey bulamıyorum mahvetti beni. Yaşananların çok da gerçekten uzak olmayışı daha da parçalıyor. Efsane bir dil efsane bir kitaptı.
"... Onun canını yakma. Eğer onu sevmiyorsan..."
"Seviyorum."
Viann onu inceledi. "Bunu biliyor mu?"
"Umarım bilmiyordur."
Viann bu cevabı bir yıl önce duysa anlayamazdı. Aşkın ne kadar karanlık bir tarafının olduğunu, bazen onu saklamanın yapılacak en iyi şey olduğunu tahmin edemezdi.