Bir sarı çiçek bulmalı şimdi. Oturup başına bir türkü söylemeli: " ben bağrımı toprak sandım taş imiş/ meğer taşa tohum ekilmez imiş."
Bir sarı çiçek olmalı şimdi. Başında türkü söyleyen adama dönüp bir şiir okumalı: "Taş taş değildir bağrındır taş senin/ nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin."
Adam şiir kokmalı o an, çiçek türkü yakmalı. Adamın yüzü sararmalı mahcubiyetten, çiçeğin yüzü ağarmalı aşkta. Çiçek yüzünü adama dönmeli, adamın yüzü çiçeğe dönmeli. Adamla çiçek bir olmalı. Erimeli çiçek adam. Bir kalp kalmalı ondan geriye, Yokladıkça Allah, kokladıkça ah diyen bir kalp...
"Elif lâm râ"
İşte bütün hikayê...
İlk başta gurur öndeyken eninde sonunda aşkın kazandığı bir hayatı okudum, ön yargıların hayatımızda öncelik olarak yer almadığı bir hayat dilerim hepimize...♡