Günü Yaşa adlı eseri ilk elime aldığımda, hayatımızda anın tadını çıkarmanın ve “şimdi”yi yaşamanın önemini anlatacağını düşünmüştüm. Ancak okudukça, hiç beklemediğim kadar derin ve farklı bir bakış açısıyla karşılaştım.
Saul Bellow bu eserinde, hayatı pek de yolunda gitmeyen Tommy Wilhelm’ın yalnızca bir gününü anlatır. Wilhelm; iş hayatında başarısız, aile ilişkileri sorunlu ve maddi sıkıntılar içinde boğuşan bir adamdır. Tüm bu zorluklar onun kendini sorgulamasına ve içsel bir hesaplaşmaya girmesine neden olur.
“Geçmiş bize hiçbir yarar sağlamaz. Gelecek endişelerle doludur. Sadece şimdi gerçektir; şimdi ve burada. Günü yaşa.”
Bu alıntı, aslında geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları arasında sıkışıp kalmamamız gerektiğini hatırlatır. Çünkü ne geçmişin yükü ne de geleceğin belirsizliği bizi özgür kılar. Asıl mesele, bulunduğumuz anda kalabilmek ve o anın hakkını verebilmektir.
Kitap, bu mesajı klasik bir motivasyon diliyle değil; bir insanın çöküşü ve içsel mücadelesi üzerinden, oldukça gerçekçi bir şekilde aktarır.
Kitabın sonuna geldiğimde kendime şu soruyu sordum:
“Ben gerçekten anı yaşıyor muyum?”
Yoksa geçmişe takılıp geleceğimi mi şekillendiriyorum? Ya da henüz gerçekleşmemiş ihtimallerin kaygısıyla mı yaşıyorum?
Belki de hepimizin kendine sorması gereken soru bu. Çünkü çoğu zaman anın değerini bilmiyoruz. Yaşanmış olanı geride bırakmak yerine onu da yanımıza alıp kendimizi yıpratıyoruz. Oysa en büyük yükü yine kendimize biz yüklüyoruz.
Bu yüzden, ne yaşarsak yaşayalım, yaşadıklarımızdan ders çıkarıp her günün kıymetini bilmeliyiz.
Kendimizden bir parça bulacağımız bu kısa ama etkileyici romanı okumanız dileğiyle…
Günü YaşaSaul Bellow · İletişim Yayınları · 2020391 okunma