Melisa Kezer

Melisa Kezer
@melisakezer
insanım
Türkçe öğretmeni
lisans
venüs
Diyarbakır, 8 Mayıs
15 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
YÜREKLİ
çok yakınında, teni teninde, nefesinin sıcaklığı dudaklarında kadının ama sevgisiz ama aşksız; uzaklardasın, çok uzağımda, dokunamıyorum sana içemiyorum gözlerinden ama öyle aşk ki göğe verdiğin nefesi çekiyorum burnuma, gözlerinin değdiği yıldız değiyor gözlerime, sana dokunan rüzgâr dokunuyor tenime.. ve öyle aşk ki yaşamasan da sevebilirim
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sen
birgün bir şiirle dönerim sana. içinde sen olduğun kalple yazdığım dudaklarımdan dökülen kelimelerde dudaklarının ıslaklığı ellerime değen mürekkepte avuçlarının teri bana küskün sana kullanamadığım her bir kelime sana şiir olmak isteyen her bir harf en çok gözlerimi kıskanıyorlardı sana değiyor diye geceleri intiharın eşiğinden dönen ellerim sana dokunamıyor diye teselli eden kalbim mutsuz gündüzlerim oldu içinde sen yoksun diye güneşe öfkeli gözlerim ay'ın doğuşuyla gülümseyen
Edebiyat
yaşamak değil bu
ölmek için yeterince yaşadın mı? bir çiçeği kokladın mı mesela, bir çocuğun ellerinden öpüp gözlerine baktın mı, hiç ıslandın mı yağmurun altında, içine çektin mi yağmur sonrası toprak kokusunu, gökkuşağına değdi mi hiç gözlerin, sen hiç aşık oldun mu, kendini unutup sevdin mi birini, hiç ağladın mı çok gülmekten, denizi gördün mü, balıklar nefes alıyor biliyor musun?.. dünya üzerinde geçirdiğin zaman kimin umurunda, aldığın nefesin sayısı kimin umurunda, mutlu musun kimin umurunda? eğer sen her nefes alışında mutlu değilsen, yarın uyanmak için değil de kahvaltı etmek için açmadıysan gözlerini, birini öptüğünde kalbin ile miden yer değiştirmediyse ne önemi var yılların, ne önemi var yaşının? yaşamış olmak için değil yaşamış olmak için bu evrendesin... zaten öleceksin ama her ölen de yaşamış olmuyor be arkadaşım! yaşamış oluyor sadece, yaşamak denirse adına... ayakları yere değiyor, gözleri göğe bakıyor, ölüyor hiç yaşamamış ama ölüyor. hayat ne acımasız, azrail ne acımasız, tanrı ne acımasız. ölmek için yaşamak gerekiyor ama her ölen yaşamıyor ki bu dünyada, seksen ikisinde ölüyor ahmet dede seksen iki yıl yaşamıyor ki. bir güne yirmi dört saat, bir haftaya yedi gün, bir aya otuz gün, bir yıla üç yüz altmış beş gün demek ne kadar doğru? nefes almak mı yaşamak gerçekten? hayır, mutlu olmaktır yaşamak.
Felsefe
kendisiziz
nasıl olsa nefes alıyoruz nasıl olsa yaşıyoruz diye kandırıyoruz ya hani kendimizi öyle acınacak haldeyiz ki kimsesiz, tek başına, sevgisiz, öylece yaşıyoruz. bir sonraki gün sadece isim değişitiriyor yaşamımızda.. halbuki değişen bir şey yok önceki neyse aynısı, sonraki gün de aynısı olacak bir önceki günün.. böyle böyle ağaçlar dökecek yapraklarını, böyle böyle beyaza bürünecek ayağımızın değdiği toprak.. takvimleri koparan ellerimiz, bir sonraki güne uyuyan gözlerimiz hep en büyük düşmanımız kendimizin. biz yaşamıyoruz aslında; evet nefes alıyoruz, evet kar yağdıkça üşüyoruz, evet ay belirdikçe gökte uykuya veriyoruz kendimizi ama toprağın altındakiyle tek farkımız toprağın üzerinde olmamız.. sadece ruhumuz da değil kendine acı çektiren; aklımızın düşünmek zorunda olması, yüreğimizin hissetmek zorunda olması, hiç istemediği halde sohbete dahil olan ağzımız bütün bunlar üzgün önce, bütün bunlar acı çekiyor önce..
Felsefe
İnsan
bu hayatta hiç kimse hiç kimsenin bir şeyi değil aslında; herkes yalnız, herkes kimsesiz, herkes tek başına.. öylesine, yok yere, kimse bir şey yapmıyor kimseye, hep bir çıkar hep bir beklenti söz konusu. bir annenin yahut bir babanın dünyaya getirdiği çocuk bile bir görev için doğmuştur; yalnız kalmasın diye kadın ve adam, bir adamın bir kadını sevmesi bile bir beklenti içindir; toplum baskısı yüzünden evlenen kadın ve adam, bir kişinin arkadaş edinmesinde bile bir beklenti vardır; sohbetine eşlik etmesi için arkadaşın, ki değil midir tanrının yaratması insanları sınamak için.. bugün kimse kendini düşünmeden tek bir adım atmıyorken nasıl olur da ben herkes için varım diyebilir ki? insanın yüreğinden aklına sadece kendi için yaşamak var, sadece kendini mutlu etmek için yaşamak var.. karşılık beklemeden yaptığı iyilik de bile kendini mutlu etme, vicdanını rahat etme vardır kişinin aklında. hem değil midir bir insanın ilişki içine girdiği her bir kişiyi seçerken ilk düşüncesinin ben mutlu olur muyum olması? insan bu işte!
İlişkiler