Bak, göreceksin bende başladığını güzün:
Ayaza karşı titrer dallardaki yapraklar,
Sararır, tek tük kalır, düşerler bütün bütün;
Kuş sesleri kesilmiş, yıkık boş tapınaklar.
Bak, göreceksin bende alaca karanlığı:
Nasıl güneş batıdan solgun solgun gidince
Kefen örten eliyle ezerse her ışığı
Ölümün kan kardeşi kapkara çirkin gece.
Bak, göreceksin bende ateşin korları var:
Genç ve dinç günlerinden kalma küller üstünde
Ölüm döşeğindeymiş gibi fersiz yatarlar;
Eceline ermiştir ateş kendi gücünde.
Senin bunları görmen arttıracak sevgini,
Ayrılık yakın diye çok seveceksin beni.
William Shakespeare
...
Gök yarıldıkça şimşeklerden,
soğuk aynalarda kilitliyim,
tırnaklarımdaki elektrikten
su gibi erir iliştiklerim,
kıvılcımlar uçar kirpiklerimden
Doğumdan öncesini yaşıyorum
henüz belli olmadı kimliğim
vücudunu arıyor ruhum
bir yerde atomun çekirdeğiyim
bir yerde artı sonsuzum.
Attila İlhan
Sonra içime ve hatta dışıma kapandım. Küsmek gibi bir şey...
Bir çeşit olmayan hayat. Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim. Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. Bir yığın insan tanıdım. Ama hep yalnızdım.
Didem Madak