O yaranızın sebebi ben değilim. Aradığınız mutluluğun kaynağı ben değilim. Beni sevişiniz de benden nefret edişiniz de sizinle ilgili. Aranan taze kan değilim. Kaybedilen eski umut değilim. Ne kanatsız meleğinizim ne de günah keçinizim. Ben, benim. Ben, hiçim.
Hayattan tek beklentim bu, çok mutsuz olmamak. Hep bunu düşünüyorum. Ananemse mutluluk ve mutsuzluk hakkında düşünmez hiç. Sadece yaşar. Güzel, inanarak yaşar ve hep haklı çıkar.
Her şeyin çok güzel olacağına dair çocuksu, henüz kepeklenmemiş, tertemiz bir inanç vardı içimde. Bu yüzden gülerdim. Hep gülerdim. En çok da ananemleylen gülerdim. Büyüdüğümden beri ananem o kadar güldürmüyor beni, daha doğrusu ben gülmeye eskisi kadar meraklı değilim. Hep bir telaşım var sanki. Nasılsın diye sorulduğunda iyiyim'in öncesine kılçıklanan netameli cevaplarım. Hep ters giden bir şeyler, yetişilecek bir yerler, engeller, sorunlar, eksikler...