Bir yerini çarpmışsın ama günler sonra morluğu görünce fark etmişsin çarptığını. O an acımadı ama şimdi dokunca acıyor. Gözlerinin gördüğünü, kulağının işittiğini, elinin dokunduğunu kendi içinde inkar ede ede inanmak böyle bir şey işte.
Rutubet kokusu vardı satır aralarında, akşam yemekleri iyi denilmeyecek kadar berbattı ve kahvaltı dahil değildi yalnızlığımıza. Bu kargaşa ne zaman bitecek dersin, bu kavga? Hangi hatıranın sonunda kalırız ve hangi masaldan sonra düşer gökten üç elma? Ortasından okunmaya başlanmış bir roman bizimkisi, kapağını beğenerek alanların dahi sonunu getiremediği.
-Muhammed Furkan Özdemir