Melis Esim Çatal

"korona günlerinde aşk" diyene bir tokat...
Fermina Daza'nın kocasına "Ne kadar mutsuz olduğumun farkında bile değilsin," diye bağırdığı bir günde, kocası "iyi bir evlilikte önemli şeyin mutluluk değil, denge olduğunu hiç unutma," diyerek konuyu kapattığında, kadının içinde boğulduğu zalimliğin boyutunun ortaya çıkışı geliyor aklımıza.
Sayfa 37 - can yılmaz·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir tutam tuzla makarna suyunun kaynama noktasını değiştirdiğimiz yuvalarımıza dönersek, "Evimiz nerede?". Çamaşır makinesini yeniledikten sonra kapatacağımız duvar kağıdını planlarken, kaçınız mutluydu? Mutluluk ne demekti peki? Evinizi paylaştığınız sevdiklerinize gelirsek; empati avuçlayarak sevginizi sömüren insanlara anlayışla yaklaştığınızda, kendinizden ne kadar uzaklaştınız yine o eve kapanarak? Her sıkıntıda, her sıkılganlıkta ve de her alınganlıkta evinizden gitmenin planını yaptınız. Şimdi neredesiniz? ...Bir eşikteyiz şimdi. Herkes bir ve herkes bir o kadar yabancı artık. Çünkü, artık eve dönme vakti. Hepimize iyi yolculuklar dilerim.
Sayfa 34 - dilan bozyel·Kitabı okudu
Zengin para ödedi, gariban şehitliğe kandı. Bu hikayenin finali Orhan Veli'den: Tüfeğini deppoya koydular, Esvabını başkasına verdiler. Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, Ne matarasında dudaklarının izi; Öyle bir rüzgar ki, Kendi gitti, İsmi bile kalmadı yadigar. Yalnız şu beyit kaldı, Kahve ocağında, el yazısiyle: "Ölüm Allah'ın emri, Ayrılık olmasaydı."
Sayfa 33 - gökhan dağıstanlı·Kitabı okudu
Edebiyat
Ve genç ölüyü beklemiyordu mezar. Belki de sırf yaşamayı zorlamaktan kimse sezemedi ölümü. Çökmüştü garibanlık mutluluklarının üstüne. Meleklerin başları öne eğildi, baktıkça bu bireysellik büstüne.
Sayfa 33 - gökhan dağıstanlı·Kitabı okudu
Hiç çocuk olmamış ya da hep çocukmuş gibi bencil, balık kadar unutkandılar.
Sayfa 33 - gökhan dağıstanlı·Kitabı okudu