Bugün çocuklar artık astronot olmayı hayal etmiyor. Öyle büyük hayalleri yok artık kimsenin. Kimsenin hayali bile yok. Herkesin önceden kazanılmış hayal kırıklığı var sadece. Çocukların bile.
Bir şey dedikleri yok ama bakışlarından anlıyorum. Kibarca susup içlerine atıyorlar. Halbuki döküverseler eteklerindeki taşı ne güzel olur. Olmayan ilişkilerimizi gözeteceğiz diye içimize ata ata şişmeyiz böylece. Biraz kavga ederiz ve barışırız. Yahut biraz kavga ederiz ve küseriz. Canımızı sıkan bir şeylerden vazgeçebilmenin hafifliğinde nefesleniriz.
hayatında hiç şehirlerarası
otobüse binmemiş birine
nasıl anlatılır ki bir mola yerinin dramı?
sen, bende yarım saat kalırsın,
ben, bir ömür yarim sanırım seni...
sen o ara gitmek için benzin alırsın...
gittiğinde benzim solar.
anlamazsın...