lissa

lissa
@melissakacar
american studies
10/10
·198 syf.··
2020 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2020 00:15
Kitabı okumadan önce en azından Türk okuyucu komünitesi tarafından pek sevilmemiş olduğunu, sıkıcı bulunduğunu görmüştüm. Söylenenlere kulak asmayıp önyargıyla yaklaşmadığım ve vaktimi ayırıp kendime böyle bir kurguyu kattığım için çok şanslıyım. Edebiyatın alt metinlerini okumayı bilmeyen, yakın dünya ve Amerikan tarihini bilmeyen, yüzeysel bakan ve analiz/çıkarım yapmakla uğraşmaya erinen okurların kitaba anlam verememesi, yer yer itici bulması, sıkılması tıkılması çok normal değil mi zaten ya? Tüm bu konularda iyi olduğunu iddia edip de kitaptan hoşlanmadığını söyleyecek biri varsa hoşgörüyle karşılayabilirim elbette, ama sanmıyorum. Öbür türlü, kendine ördüğü kozanın ötesine çıkamayan insanların anlamadığı şeyi sevmemesi olayına ‘bitiyorum’. :) İnsan anlamadığını sevmezmiş, Jerzy Kosinski’nin yalancısıyım valla. Sadece cahil cesaretinden doğan sözde eleştirel bakış açısını ezikçe buluyorum. Take care y’all.
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
when candan erçetin said “bu dünyada ölümden başkası yalan,” i really felt that. kitap taze bitti... çok mutsuzum... ne kötü bi insanmışım da ben şu tüy siklet kitabın ortalarından sıkılıp eaah çabuk bit artık diye geçirmişim içimden... ivan ilyiç senin için çok üzgünüm ama yemin ederim ben de gelcem yanına bir ara. herkes gelcek ki. çok üzgünüm çok... bu dünyada ölümden başkası yalan... saol candan erçetin tolstoy referansın için canım.
Edebiyat
İvan İlyiç’in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201961,1bin okunma
8/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2017 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2017 23:13
Sinek Isırıklarının Müellifi, Barış Bıçakçı ile tanışma kitabı oldu benim için. Daha öncesinde yazar hakkında öyle iştah açıcı methiyeler kulağıma çalınmıştı ki, bundan dolayı daha kitabın kapağını açarken beklenti içindeydim. Yazarın Baharda Yine Geliriz'inden ya da Bizim Büyük Çaresizliğimiz'inden ya da herhangi başka bir kitabından başlasaydım yine beklentim düşük olmayacaktı çünkü dedim ya, Barış Bıçakçı'nın üslubu ve kurgularının naifliği hakkında okuduğum tüm o yorumlar insanı yüksek beklentiler içine sokacak cinstendi. Kitabı okumaya başladığımda ana karakter, Cemil, karşıladı beni. Bıçakçı, ilk bölümde Cemil'in geçmişinden bir kesit sunuyor ve sonraki bölüm sizi günümüze getiriyor. Gerçi kitap genel olarak Cemil'in geçmişine sürükleyip geri alıyor okuru ama bunu yaparken sarsmıyor, kanıksatmıyor. Ben bunu Barış Bıçakçı'nın üslubuna veriyorum zira öyle tatlı, öyle ahenkli, ardı ardına öyle yumuşak dökülüyor ki kelimeler kaleminden; pürüzsüz ve akıcı dili sayesinde okura dev bir olaylar karmaşası sunmasa dahi kulak kabarttırıyor. Cümleleri kısa ve öz olmasının yanı sıra belli başlı aforizmalarla çerçevelenmiş fakat dozunda kullanıldığı için irite etmiyor okuru. Dili açısından söylenenlerin hakkını tamamiyle verdiğini söyleyebilirim. Üslubu bir kenara mıhlayıp biraz da içerik hakkında konuşacak olursak, kitap boyunca Cemil'in içinde vuku bulan bir bunalımın içine dahil ediliyoruz zannımca. Ben bunu erişkin sendromu olarak yorumladım ve ek olarak Cemil'in kırılgan bir yapıda olduğunu düşündürdü yazar bana. Eşi Nazlı'nın bildiği gibi Cemil'i kitap süresince -geçmişten kesitler haricinde- genel olarak evde ruhsal sökükleriyle uğraşırken yakalamak mümkün. Cemil bir buhran içindeydi bana kalırsa ve yan karakter Nazlı'yı buna müdahale etme konusunda çürük buldum.
Edebiyat
Sinek Isırıklarının MüellifiBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20244,372 okunma