Bilinçle kavradığımız ve yaptığımız şeylerin, bireysel gelişimimizle hiçbir ilgisi olmayan gizli kalmış duygusal izlenimlere kıyasla hayatımız üzerindeki etkisi ne kadar az.
Ben doğmadan önce arkamda sınırsız bir zaman vardı. Ben öldükten sonra da, bitip tükenmeyecek bir zaman! Yaşarken hiç düşünmezdim bunları; ışıklar içinde yaşayıp giderdim, iki karanlık zamanın arasında.
Bağışlanacak bir şey yok. Çünkü yemek salonunuzu da, sizi hiç tanımamama rağmen peşinizden gelmekle ben de sizin kadar budalalık ettim. Evet, çok aptalcaydı, neyse berabereyiz, çünkü sizin aptalca davranmanızın nedeni de beni tanımamanızdı. Daha iyisini yapamamış olmamızın özrü ikimiz için de aynı.