İnsanların çoğunun hayal gücü kısıtlıdır. Kendilerine doğrudan dokunmayan, sivri ucu sert bir biçimde ısrarla duygularını harekete geçirmeyen şey, onları neredeyse hiç tahrik etmez; ancak tam gözlerinin önünde meydana gelen ve duygularının dokunma mesafesindeki en ufak bişey dahi içlerinde ölçüsüz bir tutkuyu tutuşturur. Böyle bir durumda da nadiren gösterdikleri duyarlılıklarının yerini yersiz ve abartılı bir şiddet alır.
‘’Korku cezadan çok daha fazla ürkütücüdür, çünkü ceza kestirilebilir bir şeydir, ancak korku belirsizdir ve o gerginlik korkunç bir dehşet duygusu yaratır.’’