Risale-i Nur, bu asırda manevî bir tefsîr-i Kur’anîdir. Öyleyse Kur’an ve Hadis’in yerine ikâme edilemez, onların yerine geçemez. Binaenaleyh sair tefsirlere Kur’an ve Hadis’ten sonra üçüncü ve dördüncü derecede bakıldığı gibi; Risale-i Nur’a da öyle bakılmalıdır.
Bütün mezhebler, meslekler ve meşrebler, bütün şahıslar, faaliyetler ve kitablar Kur’an’a âyine, dellâl ve hâdim olmalı; O’na hizmet etmeli ve O’nu göstermelidir. Kur’an’ın yerine geçmemeli, O’na perde, gölge ve vekil olmamalıdır.
| Bediüzzaman Said Nursî
İbn Abbâs"ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Allah her kimin iyiliğini dilerse, onu dinde fakih kılar (dinin inceliklerini anlama konusunda ona kabiliyet verir).”
(T2645 Tirmizî, İlim, 1)
Toplumda iyiliğin yayılmasının yolunu Hz. Ali (ra) gösteriyor:
"Senin yanında güzel iş yapanla çirkin iş yapan bir olmasın. Böyle davranmak, iyilik yapanları iyilik yapmaktan vazgeçirir; kötülük yapanı ise kötülüğe alıştırır."
*
En fazla yapılan yanlışlardan biri bu değil mi?
Muhammed Emin Yıldırım ☘
Suheyb"in naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: 🌸
“Müminin hâli ne hoştur! Her hâli kendisi için hayırlıdır ve bu durum yalnız mümine mahsustur. Başına güzel bir iş geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı geldiğinde ise sabreder; bu da onun için hayır olur.”
(M7500 Müslim, Zühd, 64)🌸