"Öylesine yalnız olmak isterdim. Kendimden vazgeçerek. Demek istediğim, bildiklerimden ve inandıklarımdan vazgeçerek. Aynı kalayım ama ruhumu karartan şeyleri hatırlamayayım. Kendi bedenimden ayıramadığım bir yabancı gibi."
"Neye niyetlensem uzun uzun düşünüyor, çok uzakları gözümde kestiriyor ama daha ilk adımda ayağıma takılan bir çakıl taşının etrafında dolanıp duruyor, başkaları, beni alıkoyan çakıl taşını ellerini kollarını sallayarak geçip giderken ben, bana aşılmaz bir dağ gibi görünen çakıl taşıyla başbaşa kalıyordum. Sanki bütün ömrüm orada geçecekmiş gibi."
"Hayalimdeki günleri bile böyle küçük hesaplarla geçirdim işte albayım. Aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeğe başladı; kurduğum hayaller, bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu. Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı. Belirli noktalara biriken eşya, odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı."