Meltem Yıldırım ོ

“İnsanlar nimete alıştıklarında nimetleri hakettiklerini zannederler.”
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir mümini Rabbine götüren yoldan uzaklaştıran herkes, kendi çağının Ebu Cehil’idir.
Benim ehemmiyetsiz şahsımın kusurlarıyla beni çürütmek ve ihânetlerle nazar-I âmmeden düşürmek; Risâle-i Nur'a zarar vermez, belki bir cihette kuvvet verir. Çünkü, benim bir fânî dilime bedel, Risâle-i Nur'un yüz bin nüshalarının bâki dilleri susmaz, konuşur. Ve hâlis talebeleri, binler kuvvetli lisanlar ile o kudsî ve külli vazife-i Nuriyeyi şimdiye kadar olduğu gibi, inşallah Kıyâmete kadar devam ettirecekler.
Sayfa 329
“Allah ve Resûlü’ne savaş ilan etmek “ diye nitelendirilen faiz kazancını yerken hiç rahatsız olmayan kişinin, domuz etinden tiksinmesi güzel bir örnektir. Birine alışmış, diğerine “henüz” alışmadığından tabiatı nefret ediyor…
*”Ey bu yerlerin hakimi! Senin bahtına düştüm. Sana dehâlet ediyorum ve sana hizmetkârım. Ve senin rızânı istiyorum. Ve seni arıyorum.”*